Kategori: Kültür Sanat

  • Geleceği Üretenler TEKNOFEST'te Buluşuyor;  2026 Teknoloji Yarışmalarına Başvurular Başladı!

    Geleceği Üretenler TEKNOFEST'te Buluşuyor; 2026 Teknoloji Yarışmalarına Başvurular Başladı!

    Dünyanın en büyük havacılık, uzay ve teknoloji festivali TEKNOFEST, 2026 yılında binlerce yıllık tarihi ve köklü medeniyet mirasıyla öne çıkan Şanlıurfa’da düzenlenecek. 30 Eylül – 4 Ekim tarihleri arasında GAP Havalimanı’nda gerçekleşecek TEKNOFEST 2026, bilimi ve teknolojiyi tarihin sıfır noktası Şanlıurfa’da milyonlarla buluşturacak.

    Her yıl yenilenen yarışma kategorileriyle dikkat çeken TEKNOFEST, dünyanın en büyük ödüllü teknoloji yarışmalarına bu yıl da ev sahipliği yapıyor. 2026 yılında 52 yarışma ve 127 alt kategoride düzenlenecek TEKNOFEST Teknoloji Yarışmaları için başvurular, 20 Şubat’a kadar devam ediyor.

    Tarihin Kalbinden Geleceğin Zihinlerine; 52 Farklı Yarışma TEKNOFEST Şanlıurfa’da!

    TEKNOFEST 2026’da, gençlerin büyük bir ilgiyle takip ettiği “Roket Yarışması, Tarım Teknolojileri Yarışması, İnsansız Hava Araçları Yarışmaları, Çelikkubbe Hava Savunma Sistemleri Yarışması, Sağlıkta Yapay Zeka Yarışması ve Güvenli Uydu Haberleşmesi Yarışması” gibi pek çok alanda toplam 52 farklı kategoride teknoloji yarışması düzenlenecek.

    Bu yıl ise önceki yıllardan farklı olarak “Elektronik Harp Yarışması, İleri Otonom Sistemler Tasarım ve Operasyon Yarışması, TEKNOFEST Maden Teknolojileri Yarışması, FPV Drone İzleme (Tracking) Yarışması ve İnsanlık Yararına Teknolojiler Yarışması” ilk kez başvuruya açılarak teknoloji tutkunlarına yeni ufuklar ve güçlü deneyim fırsatları sunacak.

    2018’den bugüne 4 Milyonu aşkın Hayal, Geleceğin Teknolojisine Dönüştü!

    2018 yılından bu yana inovasyonun, üretmenin ve geleceği şekillendiren fikirlerin buluşma noktası olan TEKNOFEST, bugüne kadar 4 milyonun üstünde başvuruya ev sahipliği yaptı. TEKNOFEST 2026’da ise ilkokuldan lisansüstüne kadar her eğitim seviyesinden binlerce genç, hayallerini projeye dönüştürmek için farklı kategorilerdeki teknoloji yarışmalarına başvurma imkanı yakalayacak. Şanlıurfa’da düzenlenecek TEKNOFEST 2026 kapsamında teknoloji yarışmalarına başvurular ise 20 Şubat’ta sona eriyor. Geleceğin mimarları arasında yer almak ve teknolojinin öncüleri arasına adını yazdırmak isteyenler, başvurularını hemen yapabilir.

    T3 Vakfı ve T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ana yürütücülüğünde, Türkiye’nin önde gelen teknoloji şirketleri, kamu, medya kuruluşları ve üniversitelerin destekleriyle düzenlenen dünyanın en büyük havacılık, uzay ve teknoloji festivali TEKNOFEST, 2026 yılında Şanlıurfa’da teknoloji severlerle buluşmaya hazırlanıyor. Festival coşkusunu ülkemizin her köşesine ulaştıran ve “ilklerin tek festivali” TEKNOFEST’in teknoloji yarışmalarına katılmak için www.teknofest.org adresinden başvurularınızı yapabilirsiniz.

     

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • MediaMarkt'tan   “Karne Hediyelerinin Tam Zamanı" Kampanyası!

    MediaMarkt'tan “Karne Hediyelerinin Tam Zamanı" Kampanyası!

    Geniş ürün yelpazesiyle tüketicilere konforlu alışveriş keyfi sunan MediaMarkt Türkiye, ‘Karne Hediyelerinin Tam Zamanı Kampanyası’ ile 15 Ocak’a kadar öğrencileri ve ebeveynleri, hayatı kolaylaştıracak teknolojik ürünlerle buluşturuyor. Eğitim ve eğlenceden günlük ihtiyaçlara, binlerce ürün MediaMarkt’ta tüketicileri bekliyor.

    MediaMarkt’ın Karne Hediyelerinin Tam Zamanı Kampanyası kapsamında; 

    • PEAQ Iconic Vibe 3- PPA 550-RW Robbie Williams Edition 60W Bluetooth Hoparlör – 8.999 TL,
    • LENOVO LOQ/Ryzen 7 7435HS/24 GB RAM/512 GB SSD/RTX 4050 6GB/15.6″ FHD/W11/Laptop – 53.999 TL,
    • ASUS Zenbook 14 UX3405CA-PP485W/ Core Ultra 9-285H/ 32 GB Ram/ 1 TB SSD/ 14″ OLED/ W11 Laptop – 71.999 TL,
    • APPLE 11inç iPad Air M3 Wi-Fi 128 GB Tablet – 32.999 TL,
    • LOGITECH MK220 Kablosuz Türkçe Q Klavye Mouse Seti – 1.829 TL’den satışa sunuluyor.

    MediaMarkt’ın “Karne Hediyelerinin Tam Zamanı” kampanyası 15 Ocak’a kadar MediaMarkt’ın Türkiye genelindeki 103 mağazasında, online alışveriş sitesi mediamarkt.com.tr’de ve MediaMarkt mobil uygulamasında geçerli olacak.

     

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • Kaspersky uyarıyor: 2025'te telekom sektörünü hedef alan tehditler, yeni teknolojilerin getirdiği risklerle 2026'ya taşınıyor

    Kaspersky uyarıyor: 2025'te telekom sektörünü hedef alan tehditler, yeni teknolojilerin getirdiği risklerle 2026'ya taşınıyor

    Kaspersky Güvenlik Bülteni, 2025 yılında telekomünikasyon siber güvenliğini şekillendiren gelişmeleri ve 2026’da öne çıkması beklenen riskleri masaya yatırıyor. Gelişmiş Kalıcı Tehdit (APT) faaliyetleri, tedarik zinciri ihlalleri, DDoS saldırıları ve SIM kaynaklı dolandırıcılık vakaları 2025 boyunca operatörleri baskı altında tutmaya devam ederken; yeni nesil teknolojik dağıtımların devreye girmesi operasyonel riskleri daha da artırıyor.

    2025 yılında telekom operatörleri dört temel tehdit kategorisiyle karşı karşıya kaldı. Hedefli sızma girişimleri (APT’ler), operatör ortamlarına gizlice erişim sağlayarak uzun vadeli casusluk faaliyetleri yürütmeye ve kritik ağ konumlandırması üzerinden avantaj elde etmeye odaklandı. Tedarik zinciri zafiyetleri ise en yaygın giriş noktalarından biri olmayı sürdürdü: Telekom ekosistemlerinin çok sayıda satıcıya, yükleniciye ve iç içe geçmiş platformlara dayanması, yaygın olarak kullanılan yazılım ve hizmetlerdeki açıkların operatör ağlarına sızmak için bir koridor oluşturmasına neden oldu. Son olarak, DDoS saldırıları hem erişilebilirlik hem de kapasite yönetimi açısından ciddi bir sorun teşkil etmeye devam etti.

    Kaspersky Güvenlik Ağı verilerine göre; Kasım 2024 ile Ekim 2025 arasındaki dönemde telekomünikasyon sektöründeki kullanıcıların %12,79’u web tabanlı tehditlerle, %20,76’sı ise cihaz içi tehditlerle karşılaştı. Dünya genelindeki telekom kuruluşlarının %9,86’sı ise fidye yazılımı (ransomware) saldırılarına maruz kaldı. 

    Öte yandan rapor, telekomünikasyon sektörünün hızlı teknolojik gelişim aşamasından geniş ölçekli uygulama dönemine geçtiğine dikkat çekiyor ve bu geçişin 2026 yılı için yeni fırsatların yanı sıra yeni operasyonel riskler de yarattığını vurguluyor. Kaspersky, kontrolsüz veya dengesiz biçimde hayata geçirildiğinde aksamalara yol açabilecek üç kritik teknoloji alanına işaret ediyor: Yapay zekâ destekli ağ yönetimi (otomasyonun yapılandırma hatalarını büyütebilmesi veya hatalı/veri manipülasyonuna dayalı kararlar alabilmesi riski), kuantum sonrası kriptografiye geçiş süreçleri (hibrit ve kuantum sonrası yaklaşımların aceleyle devreye alınmasının BT, yönetim ve ara bağlantı ortamlarında uyumluluk ve performans sorunlarına yol açabilmesi) ve 5G ile uydu entegrasyonu (NTN), burada genişleyen servis kapsamı ve artan iş ortaklığı bağımlılıklarının yeni entegrasyon noktaları ve potansiyel hata senaryoları yaratması. 

    Kaspersky Global Research & Analysis Team Kıdemli Güvenlik Araştırmacısı Leonid Bezvershenko konuyla ilgili şu değerlendirmede bulundu: “2025’e damga vuran APT kampanyaları, tedarik zinciri saldırıları ve DDoS dalgaları ortadan kalkmıyor. Ancak artık bu tehditler, yapay zekâ otomasyonu, kuantuma hazır kriptografi ve uydu entegrasyonu gibi yeni teknolojilerin getirdiği operasyonel risklerle kesişiyor. Telekom operatörlerinin her iki boyutta da görünürlük sağlaması gerekiyor: Bir yandan bilinen tehditlere karşı güçlü savunmalarını sürdürürken, diğer yandan bu yeni teknolojilerin güvenliğini daha en başından tasarlamak zorundalar. Bunun anahtarı, uç noktadan edge’e ve yörüngeye kadar uzanan sürekli tehdit istihbaratıdır.”

    Riskleri azaltmak ve operasyonel dayanıklılığı güçlendirmek için Kaspersky uzmanları şu önerilerde bulunuyor:

    • APT ekosistemini ve telekom sektörüyle ilişkili altyapıları sürekli izleyin. Kaspersky Threat Intelligence Portal, tehdit aktörleri ve kampanyalar hakkında bağlamsal içgörü sağlar, bu istihbaratın düzenli güvenlik farkındalığı eğitimleriyle desteklenmesi çalışanların şüpheli faaliyetleri daha hızlı fark etmesini ve güvenlik politikalarını tutarlı şekilde uygulamasını sağlar.
    • Yapay zekâ destekli ağ otomasyonunu bir değişim yönetimi süreci olarak ele alın. Kritik etkisi yüksek aksiyonlar için insan müdahalesini devrede tutun, aşamalı geçiş planları ve net geri dönüş senaryoları oluşturun; ayrıca yapay zekâ sistemlerini besleyen verileri sürekli doğrulayarak hatalı veya manipüle edilmiş girdilerin büyük ölçekli “kendinden emin ama yanlış” kararlara yol açmasını önleyin.
    • DDoS hazırlığını bir kapasite yönetimi meselesi olarak ele alın. Üst ağlardaki mitigasyon mekanizmalarını doğrulayın, edge yönlendirmeyi koruma altına alın ve müşteri deneyimini etkilemeden önce tıkanıklık sinyallerini izleyin. Tehdit istihbaratı kullanarak göstergeleri zenginleştirin ve botnet altyapılarını erken aşamada tespit edin.
    • Gelişmiş tehditlerin erken tespiti, hızlı analiz ve etkili müdahale için Kaspersky Next EDR Expert gibi bir EDR çözümünü devreye alın.

     

     

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • Samsung, CES 2026'da FAST yayınlarının, içerik üreticilerinin ve canlı deneyimlerin Televizyonun geleceğine etkisini ele aldı

    Samsung, CES 2026'da FAST yayınlarının, içerik üreticilerinin ve canlı deneyimlerin Televizyonun geleceğine etkisini ele aldı

    Samsung Electronics CES 2026’daki Tech Forum panel serisinin bir parçası olarak “FAST Forward: Yeni Akış Modelleri Yeni Nesil TV’yi Nasıl Şekillendiriyor” başlıklı bir panel düzenledi. Nevada Las Vegas’taki The Wynn’de düzenlenen panel, eğlence ve medya sektörünün liderlerini bir araya getirdi. Panelde, video akışın evrimi ve ücretsiz reklam destekli televizyon (FAST/free-ad-supported television) yayınlarının hızlı yükselişi ele alındı.

    Oturumda, günümüzün hızla değişen tüketici davranışları ve tercihlerinin yanında teknolojiyle ve gelir getiren modellerle içeriklerin dönüşümü arasındaki ilişki vurgulandı. Ayrıca, içerik üreticilerinin birer stüdyoya dönüşen rolü ile etkileşimli ve pasif izlemeyi aktif katılımdan uzaklaştırma konusunda canlı deneyimlerin hızlandırıcı konumu da oturumda ele alındı.

    The Ankler kanalından Natalie Jarvey’in moderatörlüğünü üstlendiği panelde Samsung TV Plus Kıdemli Başkan Yardımcısı ve Global Başkanı Salek Brodsky, Smosh CEO’su Alessandra Catanese ve NBCUniversal Global TV Distribution ABD Satış ve Dağıtımdan Sorumlu Başkan Yardımcısı Bruce Casino yer aldı.

    İzleyiciler yeni tercihleri değerlendiriyor ve FAST yayınları ivme kazanıyor

    Panel, TV izleyicilerinin abonelik işlemleriyle uğraştığı ve parçalara bölünmüş yayın ortamıyla boğuştuğu bir ortamda, FAST yayınlarının televizyona sadeliği ve değeri nasıl geri kazandırdığına odaklandı. Bu konuda sorunları çözmek üzere geliştirilen Samsung TV Plus platformu, konuşmanın odak noktası oldu. Platform, yüzlerce canlı ve isteğe bağlı izlenebilen global kanalı, Samsung TV’ler ve cihazlar üzerinden, tek noktadan, ücretsiz ve kolay erişilebilir bir deneyimle sunuyor.

    Günümüzde televizyon deneyiminin izleyici için sıklıkla çok zahmetli bir iş olarak görüldüğünü belirten Samsung TV Plus Kıdemli Başkan Yardımcısı Brodsky, “Samsung TV Plus ile amacımız, televizyon izlemeyi yeniden kolaylaştırmak ve doğrudan keşif gücünü, zahmetsiz, özenle hazırlanmış ve gerçekten izleyiciyi değerli hissettiren modern ve bağlantılı bir deneyimle birleştirmek” dedi. 

    Panelistler, FAST yayınlarının video akış ekosisteminin temel bir parçası haline geldiğini, abonelik ve geleneksel modelleri birleştirdiğini, aynı zamanda büyük ölçekte kaliteli ve kanıtlanmış programlar sunduğunu vurguladı. Samsung TV Plus bu başarıyı, izleme deneyimini zenginleştiren ve kullanıcılara sadece bulundukları yerde değil olmak istedikleri yerde de sunulan deneyimlerle kazandı.

    Video Akış Ekosistemi, hibrit modellerle yeniden tanımlanıyor

    Panelistler, video akışı tüketme evriminin, geleneksel modellerin değişiminden çok, izleyicilerin içeriklerle kurduğu etkileşimin artmasıyla ilgili olduğunu savundu. FAST yayınları, abonelikler ve doğrusal yayın modelleri giderek daha fazla ortak işler yapıyor. Böylece stüdyolar, tescilli franchise ürünlerinin ömrünü uzatıyor, yeni izleyicilere ulaşıyor ve performanstan ödün vermeden ek değer yaratıyor. Verileri, izleyici davranışlarını ve onlarca yıllık içerik bilgilerini kullanan medya şirketleri, mevcut içerik kanallarını tamamlamak, daha dayanıklı ve çeşitlendirilmiş bir ekosistem oluşturmak için FAST yayınlarından faydalanıyor.

    NBCUniversal’ın tüm platformlarda güçlü bir performans sürdürmesini destekleyen bu yaklaşımın FAST izleyicilerine hem klasik hem de çağdaş içerikler sunduğunu belirten NBCUniversal Başkan Yardımcısı Bruce Casino, “FAST yayınları, geleneksel yayının yerini almıyor, aksine genişletiyor. FAST sayesinde, birden fazla yerde gösterilen harika içeriklerin birbirini yok etmek yerine artan bir değer yarattığını görüyoruz. Bu değer, franchise’ların FAST yayınlarında, video akışında ve doğrusal kanallarda gelişmesine imkan tanıyor” dedi.

    İçerik üreticileri yeni yapım stüdyolarına dönüşüyor

    Panelde ayrıca tüketici alışkanlıklarının ve televizyon platformlarının değişen yapısı nedeniyle içerik üreticilerinin geniş bir kitleye ulaşmak için artık köklü stüdyolarla çalışmak zorunda olmadıklarına da vurgu yapıldı. İçerikler sosyal platformlardan oturma odalarına yayıldıkça, FAST yayınları dijital kültür ile geleneksel TV arasında köprü kurmaya yardımcı oluyor ve içeriklerin prodüksiyon kalitesini artırıyor.

    Samsung TV Plus, içerik üreticilerin dijital odaklı markalardan tam teşekküllü televizyon stüdyolarına dönüşmesine yardımcı olan bir platform olarak öne çıkıyor. Bu dönüşüm, erişimin artmasına, yeni gelir fırsatlarının ortaya çıkmasına ve içeriklerin daha geniş global kitlelere sunulmasına yardımcı oluyor.

    Skeç komedi ve doğaçlama kolektifi Smosh, dijital odaklı başlayıp TV stüdyosuna dönüşen markaların en bilindik örneklerinden biri. Samsung TV Plus üzerinden FAST kanalını başlatan Smosh, halihazırdaki sadık hayranlarıyla olan bağını güçlendirdi ve çok daha geniş bir izleyici kitlesine ulaşmayı başardı. Bu gelişme sayesinde Smosh, uzun vadeli büyümesini artırdı.

    Smosh CEO’su Alessandra Catanese, paneldeki konuşmasında “Samsung TV Plus ile iş birliği yapmak, içerik üretiminde kalitemizi yükseltmemizi ve Smosh markasının geleceğine yatırım yapmamızı sağladı. Daha geniş kitlelere ulaşmamıza yardımcı olan Samsung TV Plus, içeriklerimizi şirket olarak hedeflediğimiz yönde destekleyen ve birinci sınıf bir ortamda konumlandırmamızı sağlayan doğru platform oldu” dedi.

    Canlı ve etkileşimli deneyimler izleyici katılımını artırıyor

    Panelistler, isteğe bağlı izleme imkanı sunan kanalların yanında, konserler ve etkileşimle sürdürülen içerikler gibi canlı programların, izleyicilerin aktif olarak katıldığı ortak anları nasıl yarattığını ve televizyon deneyimini nasıl yeniden şekillendirdiğini de ele aldı.

    Senkronize prömiyer yayınlar ve gerçek zamanlı katılım gibi yeniliklere imkan tanıyan teknolojiler, televizyonu pasif bir etkinlikten çıkarıp etkileşimli bir deneyime dönüştürüyor. Bu gelişmeler, izleyicileri organik bir şekilde bir araya getirerek bağ kurma, heyecan ve aidiyet duygularını besliyor. Panelistler, televizyonun geleceğinin esnekliği, kültürel bağlantı kurmayı ve sadece tüketimi değil katılımı teşvik eden deneyimlerle şekilleneceği konusunda hemfikir oldu.

    Kültürel bağlar kuran ve insanları bir araya getiren özgün içeriklerin en önemli konu olduğunu belirten Samsung TV Plus Kıdemli Başkan Yardımcısı Brodsky, bu nedenle, televizyonun her zaman evlerin merkezi olduğunu insanlara hatırlatan canlı etkinliklere, içerik üreticilerinin programlarına ve etkileşimli formatlara yatırım yaptıklarını söyledi.

    Video akış teknolojileri gelişmeye devam ederken, Samsung, içerik üreticilerine ve izleyicilere değer sunan, reklam verenlere daha büyük ölçek kazandıran bir TV ekosistemi oluşturmaya odaklanıyor. 2026 ve sonrasında televizyonun neye dönüşeceğini bu gelişmeler belirleyecek.

     

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • Galeri Cennet'te 'Fijital Kapılar' Sergisi Açıldı

    Galeri Cennet'te 'Fijital Kapılar' Sergisi Açıldı

    Dijital çağın sanat üzerindeki dönüştürücü etkisini odağına alan “ Fijital Kapılar” başlıklı sergi Galeri Cennet’te sanatseverlerle buluştu. Küratörlüğünü Fırat Arapoğlu’nun üstlendiği serginin açılışına Küçükçekmece Belediye Başkanı Kemal Çebi , sanatçılar ve sanatseverler  katıldı.

    Başkan Çebi: Sanat çağını yakalamak zorundadır

    Sergi açılışında konuşan Başkan Çebi, sanatın yaşadığı dönemi anlamak ve yorumlamakla güçlü bir bağ içinde olduğunu söyleyerek, “ Sanat her daim yaşadığı çağ ile konuşmuştur. Bugün teknoloji hayatımızın her alanını dönüştürürken, sanatın bu dönüşümün dışında kalması mümkün değil. Fijital Kapılar, çağımızın ruhunu yakalayan önemli bir buluşma alanı oldu. Küçükçekmece’de kültür ve sanatı destekleyen projelerle kent yaşamını zenginleştirmeye devam edeceğiz” diye konuştu.

    Doç. Dr. Fırat Arapoğlu: Sergi, dijitalleşmenin olumlu olumsuz kritiğini ortaya koyuyor

    Serginin Küratörü Doç. Dr. Fırat Arapoğlu ise “Dijitalleşme içinde bulunduğumuz bir hakikat. Yapay zekânın icadını ben matbaanın icadına benzetiyorum. Yepyeni bir çağ açıyor. İşte içinde bulunduğumuz sergide sanatçılar, dijitalleşmenin olumlu olumsuz kritiğini çalışmalarıyla ortaya koymaktalar. Bizi destekleyen Küçükçekmece Belediye Başkanı Kemal Çebi ve ekibine ayrıca emeği geçen sanatçılarımıza teşekkür ediyorum” diye konuştu.

    22 Şubat’a dek Galeri Cennet’te izlenebilir

    Fijital Kapılar gerçek ile kurgu arasındaki sınırların giderek belirsizleştiği çağımızda, izleyiciyi hem estetik hem de düşünsel bir yolculuğa davet ediyor. Sergide Ahmet Rüstem, Hakan Sorar, Büşra Çeğil, Cansu Sönmez, Dilara Başköylü, Elçin Arpaçay ve Murat Fırat’ın eserleri yer alıyor. Dijital sanatın güncel tartışmalarına eleştirel bir perspektif sunan sergi, 22 Şubat’a dek Galeri Cennet’te ziyaret edilebilir. 

     

     

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • Her hesap için ayrı parola kullanın

    Her hesap için ayrı parola kullanın

    Aynı parolayı birden fazla hesapta yeniden kullanmak kolaylık sağlayabilir ancak dijital yaşamınızda zincirleme sorunlara yol açabilir. Bunların başında da dolandırıcıların sıklıkla başvurduğu kimlik bilgisi doldurma yöntemi geliyor. Siber güvenlik şirketi ESET bu saldırı tekniğine karşı alınabilecek önlemleri inceleyerek önerilerde bulundu. 

    Kimlik bilgisi doldurma, kötü niyetli kişilerin daha önce ifşa edilmiş oturum açma kimlik bilgilerinin listesini alıp, seçilen çevrimiçi hizmetlerin oturum açma alanlarına kullanıcı adı ve parola ikilisini sistematik olarak girme tekniğidir. Aynı kimlik bilgilerini çeşitli hesaplarda yeniden kullanırsanız bu kimlik bilgisi ikilisi saldırganlara birbiriyle ilgisi olmayan çevrimiçi hizmetlere erişim izni verebilir.  Kimlik bilgisi doldurma, birinin evinizi, ofisinizi ve kasayı tek seferde açan bir anahtar bulmasına eş değer bir dijital suçtur. Geçmişteki veri ihlallerinden ve siber suç pazarlarından elde edilebilir veya saldırganlar bunun için güvenliği ihlal edilmiş cihazlardan ve web tarayıcılarından kimlik bilgilerini çalan, infostealer adlı kötü amaçlı yazılımları kullanabilirler. 

    Farklı hesaplarda aynı parolaları kullanmayın

    Kullanıcılar çevrimiçi bankacılık, e-posta, sosyal medya ve alışveriş siteleri gibi yüksek değerli hesaplar da dâhil olmak üzere, parolaları farklı hesaplarda yeniden kullanma eğilimindeler. Saldırganlar, bir yerde oturum açma kimlik bilgilerini bulduktan sonra, bunları her yerde deneyebilirler. Botlar veya otomatik araçlar kullanarak bu kimlik bilgilerini oturum açma formlarına veya API’lere “doldururlar”, bazen IP adreslerini değiştirir ve radarın altında kalmak için meşru kullanıcı davranışlarını taklit ederler. 

    Saldırganların rastgele veya yaygın olarak kullanılan kalıplar kullanarak parolayı tahmin etmeye çalıştıkları brute force saldırılarına kıyasla kimlik bilgisi doldurma daha basittir: İnsanların kendilerinin veya tercih ettikleri çevrimiçi hizmetlerin genellikle yıllar önce ifşa etmiş oldukları bilgilere dayanır. Ayrıca tekrarlanan oturum açma hatalarının alarmları tetikleyebildiği brute force saldırılarının aksine, kimlik bilgisi doldurma zaten geçerli olan kimlik bilgilerini kullanır ve saldırılar fark edilmeden kalır.

    Kendinizi nasıl koruyabilirsiniz?

    ESET uzmanları kullanıcıların güvenlikleri için alabilecekleri  önlemleri şöyle sıraladı:

    ·       Aynı parolayı birden fazla site veya hizmette asla tekrar kullanmayın. Parola yöneticisi, her hesap için güçlü ve benzersiz parolalar oluşturabileceği ve saklayabileceği için bunu çok kolaylaştırır.

    • Mümkün olduğunda iki faktörlü kimlik doğrulamayı (2FA) etkinleştirin. Saldırganlar parolanızı bilseler bile ikinci faktör olmadan giriş yapamazlar. 
    • Uyanık olun ve haveibeenpwned.com gibi hizmetleri kullanarak e-postanızın veya kimlik bilgilerinizin geçmişteki sızıntılarda veya ihlallerde açığa çıkıp çıkmadığını kontrol edin. Açığa çıkmışsa özellikle hassas verileri depolayan hesaplar için hemen harekete geçin ve parolalarınızı değiştirin.

     

     

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • MediaMarkt Startup Challenge'ın 8'inci yılında   22 ülkeden 264 girişim değerlendirildi

    MediaMarkt Startup Challenge'ın 8'inci yılında 22 ülkeden 264 girişim değerlendirildi

    Avrupa’nın bir numaralı tüketici elektroniği perakendecisi MediaMarkt, geleceğin perakende dünyasını, bugünün inovatif fikirleriyle geliştirmek amacıyla 8 yıl önce başlattığı Startup Challenge yarışmasının başvuru ve ön değerlendirme sürecini tamamladı. Tenity partnerliği ile düzenlenen MediaMarkt Startup Challenge; bu yıl Google, Index Grup, BNP Paribas Cardif tarafından destekleniyor. 14 Ocak 2026 tarihinde düzenlenecek final etkinliği öncesi birbirinden farklı sektörlerde faaliyet gösteren 264 girişim değerlendirildi. Değerlendirme sürecinin ardından 10 girişim final günü sahnede yerlerini alacak. 

    MediaMarkt Startup Challenge’ın 8’inci yılında değerlendirilen girişimlerin sektörleri ele alındığında, 76 girişim ile perakende satış teknolojileri ön plana çıkıyor. Perakende satış teknolojilerini, 86 girişim ile kurumsal dijitalleşme yoluyla çalışan deneyimini güçlendirme takip ediyor. Ardından 44 girişim ile sürdürülebilirlik ve çevresel etki çözümleri ve 46 girişim ile satış sonrası teknolojileri geliyor. Bunlara ek olarak farklı alanlardan 12 girişim de değerlendirmeye giren projeler arasında yer aldı.

    264 girişim arasından seçilen en iyi 10 girişim, 14 Ocak günü düzenlenecek MediaMarkt Startup Challenge Day etkinliğinde uzman jüriye sunumunu yapacak.

     

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • Dijital Fabrikanın Görünmez Gücü: Mekatronik

    Dijital Fabrikanın Görünmez Gücü: Mekatronik

    Sanayide otomasyonun, dijitalleşmenin ve yapay zekanın hızla yaygınlaştığı bir dönemde, bu dönüşümün tam merkezinde yer alan mekatronik mesleği için yeni bir konu gündemde: Mekatronik Meslek Odası.

    Yeditepe Üniversitesi Meslek Yüksekokulu Müdürü Düzgün Arslan, mekatronik mühendisleri ve teknikerlerinin neden ayrı ve kurumsal bir meslek odasına ihtiyaç duyduğunu anlattı.

    “Mekatronik her yerde ama adı bilinmiyor”

    Mekatroniğin çoğu zaman fark edilmediğini söyleyen Öğr. Gör. Düzgün Arslan, mesleğin kapsamını şöyle özetliyor:

    “Mekatronik; elektrik, makine ve bilişim teknolojilerinin kesiştiği noktada duran bir alan. Bugün otomasyonla çalışan her üretim hattında, her akıllı sistemde, her dijital fabrikada mekatronik var. Ama bu çok disiplinli yapı, mesleğin kurumsal olarak temsil edilmesini zorlaştırıyor.”

    Arslan’a göre dijitalleşme arttıkça mekatroniğin önemi de katlanarak artıyor. Karmaşık, birbirine bağlı ve sürekli değişen üretim süreçleri, bu disiplinler arası bilgiye her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyuyor.

    “Tek çatı şart”

    Yeditepe Üniversitesi Meslek Yüksekokulu Müdür Yardımcısı Dr. Öğr. Üyesi Hamdullah Merdane, mekatronik mühendisleri ve teknikerlerinin bugün farklı meslek odaları ve yapılar arasında dağınık biçimde yeterince temsil edilmediğine dikkat çekiyor:

    “Bu durum hem mesleki hakların korunmasını zorlaştırıyor hem de standartların oluşmasını engelliyor. Mekatronik Meslek Odası, bu meslek grubunun tek çatı altında örgütlenmesi için gerekli.”

    Kurulması önerilen oda, yalnızca bir meslek örgütü değil; aynı zamanda kaliteyi, mesleki itibarı ve kamu yararını gözeten bir yapı olarak tarif ediliyor.

    Meslek odası ne yapacak?

    Dr. Öğr. Üyesi Hamdullah Merdane’ye göre Mekatronik Meslek Odasının temel görevleri arasında şunlar yer almalı:

    • Toplum ve çevre yararını gözeten mekatronik faaliyetlerini desteklemek
    • Meslek mensuplarının haklarını ve mesleki itibarını korumak
    • Bilirkişilik ve denetim süreçlerine katkı sunmak
    • Yasa ve yönetmelik çalışmalarında idareye ve yargıya görüş vermek
    • Mekatronik hizmetlerinin kalitesini denetlemek
    • Uluslararası mesleki yeterlilik ve akreditasyon süreçlerini incelemek

    “Bu yapı, hem kamunun hem de meslek mensuplarının lehine olur” diyen Yeditepe Üniversitesi Meslek Yüksekokulu Müdürü Düzgün Arslan, özellikle hukuki destek ve standart belirleme işlevine dikkat çekiyor.

    Üyelere hukuki destek ve uzlaştırma

    Önerilen modelde meslek odası, üyelerine yalnızca teknik değil hukuki destek de sunacak. Ücretsiz hukuki danışmanlık, mevzuat değişiklikleri hakkında bilgilendirme, ücret ve ihale hukuku desteği ile meslek içi uyuşmazlıklar için uzlaştırma mekanizmaları bu çerçevenin parçası.

    “Meslek insanı sahada işini yapmalı. Hukuki belirsizliklerle yalnız bırakılmamalı” diyen Yeditepe Üniversitesi Meslek Yüksekokulu Müdürü Düzgün Arslan, bu desteğin özellikle genç mezunlar için hayati olduğunu vurguluyor.

    Sürekli eğitim vurgusu

    Mekatronik alanında bilginin hızla eskidiğine işaret eden Arslan, sürekli eğitimin olmazsa olmaz olduğunu söylüyor:

    “Bugün öğrendiğiniz bir teknoloji birkaç yıl içinde değişebiliyor. Meslek Odası, seminerlerden kurslara, atölyelerden teknik gezilere kadar sürekli eğitimi planlamalı ve denetlemeli.”

    İş sağlığı ve güvenliği, sürdürülebilirlik, yazılım, dijital teknolojiler ve yapay zeka bu eğitimlerin öncelikli başlıkları arasında yer alıyor.

    Stajda Almanya modeli önerisi

    Meslek Odasının bir diğer önemli rolü ise eğitimle sanayi arasındaki köprü olmak. Arslan, özellikle zorunlu staj ve işyeri eğitimi konusunda Almanya örneğini hatırlatıyor:

    “Almanya’da mesleki yeterlilik ve staj standartlarını meslek odaları belirler. Bizde de staj verecek işletmelerin belli kriterleri karşılaması ve bunun denetlenmesi gerekir.”

    Bu kapsamda staj verecek işletmelerde yetkin eğitici bulunması, uygun ekipman olması ve eğitim sonunda raporlama yapılması öneriliyor.

    “Geleceğin mesleği kurumsal zemine kavuşmalı”

    Düzgün Arslan’a göre mekatronik, geleceğin değil bugünün mesleği. Ancak bu gücün sürdürülebilir olması için kurumsal bir yapıya ihtiyaç var.

    “Mekatronik Meslek Odası, yalnızca bir talep değil, sanayinin ve eğitimin ortak ihtiyacıdır. Bu meslek sahipsiz kalmamalı.”

     

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • Kaspersky: Kimlik Avı Saldırılarının %88,5'i Hesap Bilgilerini Ele Geçirmeyi Hedefliyor

    Kaspersky: Kimlik Avı Saldırılarının %88,5'i Hesap Bilgilerini Ele Geçirmeyi Hedefliyor

    Kaspersky, Ocak – Eylül 2025 döneminde gözlemlenen kimlik avı (phishing) ve dolandırıcılık kampanyalarını analiz etti. Araştırma sonuçlarına göre, saldırıların %88,5 gibi büyük bir çoğunluğu çeşitli çevrimiçi hesaplara ait giriş bilgilerini (kimlik bilgileri) ele geçirmeyi hedefledi. Saldırıların %9,5’i isim, adres ve doğum tarihi gibi kişisel verileri hedeflerken, %2’lik bir kesim ise banka kartı bilgilerine odaklandı.

    Kaspersky verilerine göre, geçtiğimiz yıl (Kasım 2024 – Ekim 2025) Avrupa genelinde 131 milyondan fazla oltalama bağlantısına tıklandı; bu saldırıların tamamı Kaspersky çözümleri tarafından tespit edilerek engellendi. Ancak herkesin cihazında koruyucu bir çözüm bulunmuyor. Oltalama, saldırganların kullanıcıları sahte web sitelerine çekerek oturum açma bilgilerini, kişisel verilerini veya banka kartı detaylarını farkında olmadan teslim etmelerini sağladığı en yaygın siber tehditlerden biri olmaya devam ediyor. 

    Kaspersky araştırması, oltalama sayfalarının çalınan bilgileri yasa dışı yeniden satış kanallarına (dark web) aktarmadan önce genellikle e-posta, Telegram botları veya saldırganların kontrolündeki paneller aracılığıyla ilettiğini gösteriyor.

    Oltalama yoluyla çalınan veriler nadiren tek seferlik kullanılıyor: Birden fazla kampanyadan elde edilen kimlik bilgileri veri yığınları (data dump) haline getirilerek karanlık web pazarlarında, bazı durumlarda 50 dolar gibi düşük ücretlerle satışa sunuluyor. Alıcılar, bu verileri sınıflandırıp doğrulayarak hesapların hala aktif olup olmadığını ve farklı servislerde tekrar kullanılıp kullanılamayacağını kontrol ediyor.

    Kaspersky Dijital Ayak İzi İstihbaratı (Digital Footprint Intelligence) verilerine göre, 2025 yılı ortalama fiyatları küresel internet portalları için 0,90 dolardan başlarken, kripto platformları için 105 dolara, çevrimiçi bankacılık erişimleri için ise 350 dolara kadar yükseliyor. Pasaport veya kimlik kartı gibi kişisel belgeler ortalama 15 dolara alıcı bulurken; fiyatlandırma, hesabın geçmişi, bakiyesi, tanımlı ödeme yöntemleri ve güvenlik ayarları gibi faktörlerden etkileniyor.

    Veri setleri zenginleştirilip birleştirildikçe, saldırganlar yöneticileri, finans personelini, BT yöneticilerini veya değerli varlıklara sahip bireyleri hedef alan kapsamlı dijital profiller oluşturabiliyor. 

    Kaspersky Kıdemli Web İçerik Analisti Olga Altukhova, konuya ilişkin şu değerlendirmelerde bulundu: “Analizlerimiz, oltalama girişimlerinin yaklaşık %90’ının kullanıcı bilgilerini hedeflediğini gösteriyor. Ele geçirilen giriş bilgileri, parolalar, telefon numaraları ve kişisel detaylar bir araya getirilip doğrulanıyor ve bazen ilk hırsızlıktan yıllar sonra bile yeniden satılabiliyor. Eski veriler bile yeni bilgilerle birleştirildiğinde hesapların ele geçirilmesine ve hem bireylere hem de kuruluşlara yönelik hedefli saldırılara olanak tanıyor. Saldırganlar, açık kaynak istihbaratı ve eski veri ihlallerinden yararlanarak son derece kişiselleştirilmiş dolandırıcılık yöntemleri geliştirebiliyor; bu da kurbanları kimlik hırsızlığı, şantaj veya finansal dolandırıcılık için uzun vadeli birer hedef haline getiriyor.”

    Kaspersky, kullanıcıların aşağıdaki güvenlik önlemlerini almasını tavsiye ediyor:

    • Şüpheli Bağlantılara Dikkat: E-posta veya mesaj yoluyla gelen bağlantılara ve eklere güvenmeyin. Herhangi bir işlem yapmadan önce göndericinin kimliğini dikkatlice kontrol edin.
    • Web Sitelerini Doğrulayın: Kişisel veya finansal bilgilerinizi girmeden önce web sitesini kontrol edin. URL’nin doğruluğundan emin olun, yazım hatalarına veya görsel tutarsızlıklara karşı dikkatli olun.
    • Ekstrelerinizi Takip Edin: Tüm önlemlere rağmen banka ve kart ekstrelerinizi düzenli olarak gözden geçirin; şüpheli bir işlem fark ettiğinizde derhal finans kuruluşunuza bildirin.
    • Parolalarınızı Güncelleyin: Hesap bilgilerinizin çalındığını düşünüyorsanız, etkilenen hesabın ve aynı parolanın kullanıldığı diğer tüm servislerin şifrelerini değiştirin. Her hesap için benzersiz bir parola kullanın.
    • Kapsamlı Koruma Kullanın: Dolandırıcılık faaliyetlerine karşı gelişmiş tespit teknolojileri sunan Kaspersky Premium gibi kapsamlı bir siber güvenlik çözümü kurun.
    • Çok Faktörlü Kimlik Doğrulamayı (MFA) Etkinleştirin: Destekleyen tüm hesaplarınızda iki aşamalı veya çok faktörlü doğrulamayı aktif hale getirin.
    • Oturum Geçmişini Kontrol Edin: Hesaplarınızın giriş geçmişini ve aktif oturumlarını düzenli olarak kontrol edin, tanımadığınız oturumları sonlandırın.
    • Rehberinizi Bilgilendirin: Mesajlaşma veya sosyal medya hesaplarınız ele geçirilirse, adınıza dolandırıcılık içerikli mesajlar gönderilebileceği konusunda bağlantılarınızı bilgilendirin.

     

     

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • Vodafone'dan 5G yolunda yeni teknoloji yatırımı

    Vodafone'dan 5G yolunda yeni teknoloji yatırımı

    Vodafone, bulut, telco ve network operasyonlarında operasyonel mükemmellik hedefiyle geliştirdiği yeni nesil Heimdallr platformuyla, 5G öncesi ve sonrası dönemde müşteri deneyimini daha da ileri taşımayı amaçlıyor. Vodafone’un yerli mühendislik gücüyle geliştirdiği platform, gelecekte farklı ülkelerdeki operasyonlara da uyarlanabilecek stratejik bir teknoloji yatırımı olma niteliği taşıyor.

    Vodafone, bulut, telco ve network operasyonlarında uçtan uca görünürlük, dayanıklılık ve operasyonel mükemmellik hedefiyle geliştirdiği Heimdallr Projesi’ni hayata geçirdi. Karmaşık ve yüksek hacimli şebeke altyapılarında proaktif izleme, erken risk tespiti ve operasyonel karar destek mekanizmalarını tek çatı altında toplayan yeni nesil bir platform olarak konumlanan Heimdallr; klasik izleme çözümlerinden farklı olarak, alarm üretmenin ötesine geçerek, kök neden analizi, servis etkisi değerlendirmesi ve operasyonel önceliklendirme gibi kritik yetkinlikler sunuyor. Platform, hem bulut tabanlı hem de fiziksel altyapılarda çalışan telco sistemleri için ortak bir operasyon dili oluşturmayı hedefliyor. 

    Vodafone, Heimdallr ile birlikte; operasyonel verimliliği artırmayı, servis sürekliliğini güçlendirmeyi, 5G öncesi ve sonrası dönemde müşteri deneyimini daha da ileri taşımayı amaçlıyor. Proje, aynı zamanda Vodafone’un yerli mühendislik gücüyle geliştirdiği, gelecekte farklı ülkelerdeki operasyonlara da uyarlanabilecek stratejik bir teknoloji yatırımı olma niteliği taşıyor.

    Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Yago Lopez, şunları söyledi: “5G’ye geçiş sürecinde artan trafik hacmi, mikroservis tabanlı mimariler ve dağıtık bulut altyapıları; operasyon ekipleri için daha yüksek hız, doğruluk ve öngörülebilirlik ihtiyacını beraberinde getiriyor. Bu ihtiyaca yanıt olarak geliştirdiğimiz Heimdallr Projesi; bulut, OpenShift, network ve telco katmanlarından gelen verileri gerçek zamanlı analiz eden, korelasyon ve anomali tespiti yapabilen bütünleşik bir yapı sunuyor. Proje kapsamında geliştirilen mimari; yüksek erişilebilirlik, ölçeklenebilirlik ve operasyonel dayanıklılık prensipleri üzerine inşa edildi. Heimdallr yalnızca mevcut sistemlerin izlenmesini değil, aynı zamanda potansiyel risklerin hizmeti etkilemeden önce tespit edilmesini ve aksiyon alınmasını mümkün kılıyor. Bu sayede operasyon ekiplerimiz reaktif değil, proaktif bir çalışma modeline geçiş yapabiliyor.”

    Ağ deneyiminde somut ve ölçülebilir iyileşme 

    Heimdallr’ın devreye alınmasıyla birlikte, Vodafone müşterileri için ağ deneyiminde somut ve ölçülebilir bir iyileşme hedefleniyor. Sistem, ağdaki potansiyel sorunları henüz kullanıcıyı etkilemeden önce öngörerek proaktif aksiyon alınmasını sağlıyor; bu da kesinti sürelerinin azalması, servis kalitesinin daha istikrarlı hale gelmesi ve özellikle yoğun saatlerde yaşanan performans dalgalanmalarının minimize edilmesi anlamına geliyor. 5G’ye geçiş sürecinde kritik öneme sahip olan bu yaklaşım, veri, ses ve dijital servislerin daha düşük gecikme süreleriyle ve daha yüksek süreklilikle sunulmasına katkı sağlıyor. Heimdallr sayesinde ağ operasyonları yalnızca hataları gideren değil, müşteri deneyimini sürekli iyileştiren bir yapıya dönüşüyor. Bu da müşterilerin günlük iletişim, eğlence ve iş ihtiyaçlarını daha güvenilir bir altyapı üzerinde, kesintisiz ve öngörülebilir bir deneyimle karşılamasını mümkün kılıyor. Teknolojik bir dönüşümün ötesinde, müşterilerin Vodafone şebekesinden beklentilerini karşılayan ve uzun vadeli müşteri memnuniyetini destekleyen Heimdallr, Vodafone’un bulut ve şebeke operasyonlarında görünmeyeni görünür kılan, riskleri öngören ve operasyonel zekâyı bir üst seviyeye taşıyan yeni nesil yaklaşımının somut bir göstergesi olarak konumlanıyor.

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı