Blog

  • 4. Yenişehir Çocuk Oyunları Festivali başlıyor

    4. Yenişehir Çocuk Oyunları Festivali başlıyor

    Mersin Yenişehir Belediyesi, çocukların yarıyıl tatilini keyifli geçirmelerini sağlamak ve sanata olan ilgilerini artırmak amacıyla, karne hediyesi olarak 4. Yenişehir Çocuk Oyunları Festivali’ni düzenliyor. Festival kapsamında çocuklar, 24–29 Ocak tarihleri arasında sahnelenecek tiyatro oyunlarını ücretsiz olarak izleyebilecek.
    Bu yıl dördüncüsü düzenlenen festival, Yenişehir Belediyesi Atatürk Kültür Merkezi’nde sahnelenecek.
    Yenişehir Belediye Başkanı Abdullah Özyiğit, çocukların sanatla erken yaşta buluşmasının önemine dikkat çekerek, “Çocuklarımızın tiyatro ile tanışmasını, yarıyıl tatilinde nitelikli ve keyifli zaman geçirmesini istiyoruz. Tüm çocuklarımızı ve ailelerimizi festivalimize bekliyoruz.” dedi.
    Birbirinden eğlenceli oyunlar çocuklarla buluşacak
    Festival kapsamındaki tüm tiyatro oyunları saat 15.00’te sahnelenecek. Festival, 24 Ocak Cumartesi günü Mersin Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrosu tarafından sahnelenecek, 6 yaş ve üzeri çocuklara yönelik “Bisküvi Adam” adlı oyunla başlayacak.
    25 Ocak Pazar günü Yenişehir Şehir Tiyatrosu, 4 yaş ve üzeri çocuklar için “Harikalar Mutfağı”nı sahneleyecek. 26 Ocak Pazartesi günü Adana Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları, 6 yaş ve üzeri çocuklara yönelik “Geçmem Gerek” adlı oyunla festivalde yer alacak.
    27 Ocak Salı günü No Name Tiyatro tarafından sahnelenecek olan “Bir Küçük Ayakkabı Masalı” adlı oyun 4 yaş ve üzeri çocuklarla buluşacak. 28 Ocak Çarşamba günü Hayalicinas Tiyatrosu, 5 yaş ve üzeri çocuklara yönelik “Karagöz Uzaylı Misafir”i sahneleyecek.
    Festival, 29 Ocak Perşembe günü Value Tiyatro tarafından sahnelenecek, 4 yaş ve üzeri çocuklara hitap eden “Zamanda Yolculuk” adlı oyunla sona erecek.
    Ücretsiz servis hizmeti sağlanacak
    Festival kapsamında sahnelenecek oyunlar için ücretsiz servis hizmeti de verilecek. Servisler, oyun saatinden bir saat önce Forum AVM (köprü altı) kalkış noktasından hareket edecek. Oyun bitiminde ise Yenişehir Belediyesi Atatürk Kültür Merkezi önünden Forum AVM’ye dönüş servisleri sağlanacak.

     

     

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • Başkan Altay Büyükşehir'in Kültür-Sanat Çalışmalarını Anlattı

    Başkan Altay Büyükşehir'in Kültür-Sanat Çalışmalarını Anlattı

    Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, düzenlediği basın toplantısıyla Büyükşehir Belediyesi tarafından hayata geçirilen kültür-sanat projelerinin 2025 yılı değerlendirmesini ve 2026 yılında yapılacak projelerin tanıtımını yaptı. Konya’daki büyük mirası hakkıyla korumak, yaşatmak ve gelecek kuşaklara güçlü bir şekilde aktarmak için büyük bir gayretle çalıştıklarını belirten Başkan Altay, “Popüler olmayı değil, kalıcı olmayı, gençlerle geçmişimiz arasında güçlü bağlar kurmayı, yaptığımız çalışmaları tüm dünyaya anlatmayı amaçlıyoruz” dedi. Başkan Altay, “Sergilerimizle, yayınlarımızla, müzelerimizle, tiyatromuzla, uluslararası yarışmalarımızla, dünya genelinde yaptığımız sema programlarımızla, genç sanatçı yetiştirme projelerimizle ‘Konya Modeli Belediyeciliği’ ülkemiz sınırlarından öteye taşıyoruz. Bundan sonra da Konya’yı medeniyet ve maneviyat şehirleri ligine sokmak ve kültür ihraç eden bir şehir yapmak için uzun vadeli planlarla canla başla çalışmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.


    Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, belediye olarak 2025’te hayata geçirdikleri kültür-sanat projeleri ile 2026 yılında yapılacak programları kamuoyuyla paylaştı.

    Büyükşehir Belediyesi Taş Bina Kültür Sanat’ta düzenlenen programda Başkan Altay, Konya’nın, asırlardır tarihin, kültürün, medeniyetin ve hikmetin nabzının attığı müstesna bir şehir olduğuna dikkati çekerek, “Tıpkı yazar İskender Pala’nın da ifade ettiği gibi; ‘Konya’mız rengini İslâm’ın nurundan, sesini Horasan erenlerinin nefesinden, kokusunu Maveraünnehir’den taşıyan bir irfan bahçesidir.’ Toprağına düşen her adım, bir hikmetin filizini sürer. Yüzyıllar boyunca Mevlânâ’dan, Şems’e, Sadreddin-i Konevi’den Ladikli Ahmet Hüdai’ye uzanan gönül sultanları bu kadim şehri bir mektep, bir dergâh, bir sığınak kılmıştır” dedi.

    “POPÜLER OLMAYI DEĞİL, KALICI OLMAYI AMAÇLIYORUZ”

    Başkan Altay, Anadolu’nun derin köklerinden bugünün yenilikçi ruhuna kadar bu geniş mirasın, bugün Konya’nın damarlarında yaşamaya devam ettiğini vurgulayarak, “Bizler de bu büyük mirası hakkıyla korumak, yaşatmak ve gelecek kuşaklara güçlü bir şekilde aktarmak için büyük bir gayretle çalışıyoruz. Popüler olmayı değil, kalıcı olmayı, gençlerle geçmişimiz arasında güçlü bağlar kurmayı, yaptığımız çalışmaları tüm dünyaya anlatmayı amaçlıyoruz. Bu gayretimizin en önemli ayağı şüphesiz kültürel alanda attığımız adımlardır. Çünkü, biliyoruz ki kültür ve sanat, toplumların yegâne hafızasıdır. Bir milletin kimliğini, duruşunu, estetik anlayışını ve ortak değerlerini geleceğe taşıyan en önemli köprü kültür ve sanattır” ifadelerini kullandı.

    “BİZİM İÇİN KÜLTÜR; KONYA’NIN KİMLİĞİ, HAFIZASI VE EN ÖNEMLİSİ MEDENİYET İDDİASIDIR”

    Kültür-sanat faaliyetlerini “şehir kimliği” ve “medeniyet anlatısı” etrafında bütüncül bir politikayla ele aldıklarını aktaran Başkan Altay, şöyle devam etti:

    “Şehrimizin tarihsel rolünü merkeze alan uzun soluklu ve kurumsal bir kültür stratejisi ile faaliyetler yürütüyoruz. Bu kapsamda yaptığımız faaliyetlerin büyük çoğunluğunu ‘Darülmülk Konya’ üst başlığında hayata geçiriyoruz. Yaptığımız çalışmaları, sadece bir etkinlik takvimi olarak görmüyor; şehrimizin ruhunu besleyen, insanımızın gönül dünyasını zenginleştiren, birlik ve beraberliğimizi güçlendiren en önemli yatırım olarak değerlendiriyoruz. Bizim için kültür; Konya’nın kimliği, hafızası ve en önemlisi medeniyet iddiasıdır. Geride bıraktığımız bir yıl boyunca, Konya’mızın kültürel zenginliğini daha da görünür kılmak adına birçok projeyi hep birlikte hayata geçirdik.”

    2025’TEKİ KÜLTÜR-SANAT ETKİNLİKLERİNİ ANLATTI

    Başkan Altay konuşmasının devamında 2025 yılında düzenledikleri; Şehir Konferansları, Konya Okulu, Şehir Tiyatrosu, 6. Sufi Sinema Festivali, Uluslararası İslam Sanatları Yarışması, Türk Tasavvuf Musikisi ve Sema Topluluğu etkinlikleri, Bando ve Mehteran Takımı konserleri, Kültürpark Çocuk Festivali, Konya Gastrofest, Tarihi Bedesten Alışveriş Günleri, Konya Uluslararası Mistik Müzik Festivali, Kitap Günleri, müzeler ve kütüphaneler, Konya’nın tarihini, kültürünü anlatan yayınlar, arkeolojik kazılar, tarihi yapıların restorasyonları, fotoğraf sergileri, kültür-sanat yarışmaları başta olmak üzere çok sayıda kültür ve sanat projesini detaylı olarak anlattı.

    2026 yılında hedeflerinin kültürel çalışmaları şehrin tamamına ve yılın her dönemine yaymak olduğunu kaydeden Başkan Altay, bu anlayışla hem geleneksel programları güçlendirdiklerini hem de gençlere hitap eden içeriklerle kültür politikalarını derinleştirdiklerini söyledi.

    Başkan Altay, 2026 yılında, mevcut devam eden projelere ilave olarak; “Konya Yöresel Yemek Yarışması”, Uluslararası Mevlana Sempozyumu ve Uluslararası Selçuklu Medeniyeti Sempozyumu, merkez dışındaki 28 ilçede “Sazımda Söz Var Festivali” başta olmak üzere yine birçok önemli etkinliğe imza atacaklarını ifade etti.

    “DARÜLMÜLK KONYA MERKEZLİ BİR MEDENİYET ANLATISI”

    Konuşmasında kültürüne sahip çıkan şehirlerin geleceğine de güvenle yürüyeceğine dikkati çeken Başkan Altay, “Bu anlayışla, hem tarihimizi koruyor hem de geleceğin kültür atlasını Konya’dan dünyaya uzanan bir perspektifle şekillendiriyoruz. Konya Büyükşehir Belediyesi olarak kültür-sanat faaliyetlerini popüler etkinlikler olarak değil, ‘Darülmülk Konya’ merkezli bir medeniyet anlatısı olarak hayata geçiriyoruz” dedi.

    “KONYA MODELİ BELEDİYECİLİĞİ ÜLKEMİZ SINIRLARINDAN ÖTEYE TAŞIYORUZ”

    Kültürü yalnızca etkinlik ve organizasyonlar bütünü olarak değil; şehrin tarihsel kimliğini, medeniyet birikimini ve toplumsal hafızasını geleceğe taşıyan stratejik bir alan olarak gördüklerini ifade eden Başkan Altay, “Sergilerimizle, yayınlarımızla, müzelerimizle, tiyatromuzla, uluslararası yarışmalarımızla, dünya genelinde yaptığımız sema programlarımızla, genç sanatçı yetiştirme projelerimizle ‘Konya Modeli Belediyeciliği’ ülkemiz sınırlarından öteye taşıyoruz. Özellikle, Balkanlarda hayata geçirdiğimiz geleneksel sanatları içeren kurslarımızı ve Türk Dünyası Belediyeler Birliği çatısı altında yaptığımız kültürel etkinlikleri istikrarlı şekilde sürdürerek medeniyetimizin kültür kodlarını gönül coğrafyamızla paylaşıyoruz. Bundan sonra da Konya’yı medeniyet ve maneviyat şehirleri ligine sokmak ve kültür ihraç eden bir şehir yapmak için uzun vadeli planlarla canla başla çalışmaya devam edeceğiz” değerlendirmesinde bulundu.

    “KONYA GELECEĞİ İNŞA EDEN BİR ŞEHİR OLARAK YARINLARIMIZI AYDINLATMAYA DEVAM EDECEKTİR”

    Gençler başta olmak üzere 7’den 70’e tüm Konyalılarla şehrin kültür ve sanat ufkunu genişletecek nice güzel çalışmalara birlikte imza atmayı temenni eden Başkan Altay, “Bu vesileyle; projelerimizin hayata geçmesinde büyük destekleri bulunan başta Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere; Kültür ve Turizm Bakanımıza, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanımıza, tüm ilgili kurumlarımıza, sanatçılarımıza, akademisyenlerimize, gençlerimize ve hemşehrilerimize gönülden teşekkür ediyorum. Selçuklu başkenti, Mevlana şehri Konya, geçmişinden aldığı ilhamla geleceği inşa eden bir şehir olarak yarınlarımızı aydınlatmaya devam edecektir” diye konuştu.

     

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • Bornova'da Yarıyıl Tatili Tiyatroyla Şenleniyor

    Bornova'da Yarıyıl Tatili Tiyatroyla Şenleniyor

    Bornova Belediyesi, yarıyıl tatiline özel olarak çocuklar için düzenlediği tiyatro etkinliklerine Mevlana Toplum ve Bilim Merkezi’nde sahnelenen “Mutluluk Ormanı” oyunu ile başladı. Belediye Başkanı Ömer Eşki, etkinliklerle çocukların hem eğlenmesini hem de öğrenmesini amaçladıklarını belirtirken, tiyatro gösterimlerinin tatil boyunca farklı mahallelerde devam edeceğini ifade etti.

    Mevlana Toplum ve Bilim Merkezi’ndeki Prof. Dr. Abdullah Kızılırmak Tiyatro Sahnesi’nde sahnelenen “Mutluluk Ormanı” adlı tiyatro oyunu, çocuklara keyifli ve öğretici anlar yaşattı. Ormanda geçen dostluk ve dayanışma dolu, ağaçlar, hayvanlar ve doğanın tüm canlıları, uyum içinde yaşamanın ve birlikte hareket etmenin önemini anlatan oyundan büyük keyif minikler, ara tatilde kendilerini unutmayan Bornova Belediyesi’ne teşekkür etti.

    Başkan Eşki: “Çocukların hayal dünyasına dokunuyoruz”

    Bornova Belediye Başkanı Ömer Eşki, çocukların kültür ve sanatla erken yaşta buluşmasının önemine dikkat çekerek, “Çocuklarımızın yalnızca eğlenmesini değil, aynı zamanda düşünmesini, sorgulamasını ve paylaşmayı öğrenmesini istiyoruz. Yarıyıl tatilinde farklı mahallelerde sahneleyeceğimiz tiyatro oyunlarıyla çocuklarımızın hayal dünyasına dokunmaya devam edeceğiz.” diye konuştu.

    Tiyatro şöleni mahalle mahalle devam edecek

    Bornova Belediyesi’nin yarıyıl tatiline özel tiyatro gösterimleri, farklı kültür merkezlerinde çocuklarla buluşmayı sürdürecek.

    Etkinlik Takvimi:

    21 Ocak 2026, Saat: 14.00

    Yer: Naldöken Kültür Merkezi

    Oyun: Rüzgarla Konuşan Çocuk

    22 Ocak 2026, Saat: 14.00

    Yer: Çamdibi Şehit Er Adem Bilaloğlu Sosyal Tesisleri

    (Nedret Güvenç Tiyatro Sahnesi)

    Oyun: Vitamin Krallığı

    26 Ocak 2026, Saat: 14.00

    Yer: Dr. Sırrı Aydoğan Kültür Merkezi

    Oyun: Sevgi Çiftliği

    28 Ocak 2026, Saat: 14.00

    Yer: Altındağ Atatürk Sivil Toplum Kuruluşları Yerleşkesi

    (Yıldız Kenter Sahnesi)

    Oyun: Kuyruklu Kahramanlar

    30 Ocak 2026, Saat: 14.00

    Yer: Uğur Mumcu Kültür ve Sanat Merkezi

    Oyun: Yaşasın Barış

     

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • Nilüferli çocukların tatili dolu dolu geçiyor

    Nilüferli çocukların tatili dolu dolu geçiyor

    Nilüfer Belediyesi’nin yarıyıl tatilinde çocuklar için hazırladığı etkinlikler başladı. Çocukların yoğun ilgi gösterdiği atölyeler, 30 Ocak’a kadar devam edecek.

    Nilüfer Belediyesi’nin, çocukların yarıyıl tatilini eğlenceli ve öğretici bir şekilde geçirmeleri için hazırladığı etkinlikler büyük ilgi görüyor. 30 Ocak tarihine kadar sürecek etkinliklerde dönemin stresini atan çocuklar, farklı disiplinlerde kendilerini geliştirme fırsatı buluyor.

    Pancar Deposu, tatilde tasarım, oyun ve dans meraklılarını ağırlayacak. “Benim Kulem” atölyesine katılan 7-11 yaş arası çocuklar, tahta çubuklardan kendi kulelerini tasarlayarak, el becerilerini ve hayal güçlerini geliştirdi. 7-9 yaş arası çocuklar için de yapay zeka atölyesi gerçekleştirildi. Hayallerinde kurdukları bir görseli yapay zeka destekli oluşturan çocuklar, aynı zamanda oyun tasarladılar.

    DEDEKTİFLER İZ PEŞİNDE

    Çocukların etkinliklerinde başka bir durak da Koza Kütüphane oldu. “Kütüphane Dedektifleri Kelimelerin Peşinde” atölyesinde 8-13 yaş arası çocuklar, gruplar halinde rafların arasına gizlenen ipuçlarını takip etti. Dedektif gibi iz süren çocuklar kitaplara ulaşmaya çalıştılar.

    KEŞFEDEREK ÖĞRENDİLER

    Nilüfer Belediyesi Dr. Ceyhun İrgil Sağlık Müzesi’nde bilim meraklısı 10-14 yaş arası çocuklar, atölyelerde deneyerek öğrendi. “Bitkilerden Kâğıt Kromatografisi” atölyesinde öğrenciler, bir yaprağın içindeki renkleri ayırarak keşfettiler. “Fildişi Macunu Deneyi”nde ise kimyasal tepkime ve gaz oluşumunu renklerin ve köpüklerin eşliğinde hep birlikte gözlemlediler.

    Sömestr tatili boyunca planlanan sinema gösterimleri, söyleşiler, atölyeler, yapay zeka ve kodlama eğitimleri çocuklarla buluşmaya devam edecek.

     

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • Nilüfer'de “Etnomüzikoloji Bahçesi" seminerleri başladı

    Nilüfer'de “Etnomüzikoloji Bahçesi" seminerleri başladı

    Nilüfer Belediyesi Dr. Hüseyin Parkan Sanlıkol Müzik Enstrümanları Müzesi, Prof. Dr. Özlem Doğuş Varlı’nın yürütücülüğünde müziğin kültürel ve toplumsal katmanlarını inceleyen “Etnomüzikoloji Bahçesi” seminerlerine ev sahipliği yapmaya başladı.

    Nilüfer Belediyesi, kentin kültür sanat hayatına akademik ve entelektüel derinlik katan etkinliklerine bir yenisini daha ekledi. Nilüfer Belediyesi Dr. Hüseyin Parkan Sanlıkol Müzik Enstrümanları Müzesi’nde düzenlenen ve yürütücülüğünü Prof. Dr. Özlem Doğuş Varlı’nın üstlendiği “Etnomüzikoloji Bahçesi” seminer dizisi, ilk oturumuyla katılımcılarla buluştu.

    Etnomüzikolojinin disiplinler arası yapısını ve zenginliğini bir “bahçe” metaforu üzerinden ele almayı hedefleyen seminerlerin ilki, “Sesi Duyulmayanın Sesi: Etnomüzikoloji” başlığıyla gerçekleştirildi. Müziğin sadece bir ses değil, aynı zamanda bir kültür taşıyıcısı olduğunun vurgulandığı söyleşide, bu bilim dalının çalışma sahaları ve yöntemleri masaya yatırıldı.

    Prof. Dr. Özlem Doğuş Varlı, gerçekleştirdiği sunumda etnomüzikolojinin çok katmanlı yapısını katılımcılara aktardı. Bahçe metaforunun sunduğu çeşitlilikten yola çıkılarak; müzik, ses ve dans ekseninde yapılan alan araştırmalarından çarpıcı örnekler paylaşıldı. Özellikle “sesi duyulmayanın sesi” olma kavramı üzerinde durulan etkinlikte, müziğin toplumsal hafıza ve kimlik inşasındaki rolü incelendi.

     

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • A101, Yerli Cevizi Üreticisinden Tüketiciye Taşıyor

    A101, Yerli Cevizi Üreticisinden Tüketiciye Taşıyor

    A101, Ceviz Üreticileri Derneği ile gerçekleştirdiği iş birliği kapsamında, dernek bünyesindeki üretim bahçelerinde yetiştirilen yerli kabuklu cevizleri mağazalarında tüketicilerle buluşturuyor. Proje ile yerli tarımsal üretimin; A101’in 13.500’ü aşkın mağazası ve çok kanallı satış modeli sayesinde düzenli ve ölçeklenebilir pazar erişimi kazanması amaçlanıyor. Bu yapı, üreticinin sürdürülebilir şekilde planlama yapmasını desteklerken, iyi tarım uygulamalarının daha geniş ölçekte yaygınlaşmasına ve yerli üretimin uzun vadeli olarak güçlenmesine katkı sunuyor.

    Proje kapsamında devreye alınan izlenebilirlik altyapısı sayesinde, ürün üzerindeki barkod aracılığıyla tüketiciler ürünün kaynağına ve üretim sürecine ilişkin bilgilere erişilebilecek. Böylece tarladan rafa uzanan süreçte şeffaflık ve üretim emeğinin görünürlüğüyle beraber tüketici güveninin artırılması öngörülüyor. İş birliği; yerli ceviz üretiminin uzun vadeli ve sürdürülebilir şekilde büyümesine katkı sunmayı, üretici–perakende ekosisteminde örnek bir uygulama modeli oluşturmayı amaçlıyor.

    A101 Meyve Sebze Satınalma Genel Müdürü Gürol Kıraç, konuyla ilgili değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: “Ceviz, taze gıda kategorisinde yerli üretimin ve sürdürülebilir tarımın güçlü örneklerinden biri. A101 olarak meyve-sebze ve taze gıda tedarik zincirinde; kalite standartlarını, ürün güvenliğini ve sürekliliği önceleyen bir yaklaşımla üreticilerimizle yakın çalışıyoruz. Bu iş birliğiyle yerli cevizi güvenilir bir tedarik yapısı içinde daha fazla tüketiciyle buluştururken, üreticimizin emeğine değer katmayı ve Türkiye’nin tarımsal zenginliğini raflarımıza taşımayı sürdürüyoruz. Önümüzdeki dönemde de taze gıda tarafında yerli üretimi güçlendiren yeni projeleri hayata geçirmek için çalışmalarımıza devam edeceğiz.” 

    Ceviz Üreticileri Derneği Başkanı Ömer Ergüder ise, projenin yerli üretim için taşıdığı önemi şu sözlerle ifade etti: “Yerli ceviz üreticimizin bugün en büyük sorunlarından biri, ithal ceviz baskısı altında hak ettiği değeri bulmakta zorlanmasıdır. A101 ile birlikte attığımız bu adım, hem üreticimizi güçlendiren hem de tüketiciyi gerçek Türk ceviziyle buluşturan örnek bir model oldu. Türkiye’nin bereketli topraklarında yetişen her cevizin arkasında büyük bir emek ve uzun bir yolculuk var. Bu yolculuğun değerini koruyan böyle bir projeye imza atmaktan büyük gurur duyuyoruz. A101 yönetimine ve tüm ekibine, ülkemizin tarım sektörüne verdikleri bu güçlü destek için sonsuz teşekkür ediyoruz.”

     

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • Deri Sektöründe Alarm Zilleri: İhracatçılar enflasyonla doğru orantılı kur istiyor

    Deri Sektöründe Alarm Zilleri: İhracatçılar enflasyonla doğru orantılı kur istiyor

    Ege Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği, Nisan ayında gerçekleştirilecek genel kurul öncesinde sektörün 2018–2025 dönemine ilişkin performansını alt sektörler bazında değerlendirerek, 2026 ve sonrası için yol haritasını açıkladı. 

    Ege Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği’nin 2018–2025 değerlendirmesi; ihracat fiyatlarındaki değişimi, enflasyon-kur baskısı, artan maliyetleri ve küresel rekabetin boyutlarını ortaya koydu.

    Başkan Zandar, ayakkabı sektörünün son yıllardaki seyrine ilişkin şu bilgileri paylaştı:

    “2018 yılında 64 milyon dolar olan ayakkabı ihracatı, 2020’ye kadar 112 milyon dolarla iki katına çıktı. 2024–2025 döneminde ise 91 milyon dolara geriledi. 2018’de 336 olan ihracatçı sayımız, 2022’de 456’ya yükseldi. Birliğimize yaklaşık 100 yeni ihracatçı kazandırdık. Bu artışta özellikle İtalya’da düzenlenen Expo Riva Schuh Fuarı milli katılım organizasyonumuzun çok önemli katkısı oldu. Geçtiğimiz haftalarda düzenlenen fuar dört gün sürdü ve katılımcı firmalar organizasyondan son derece memnun ayrıldı.” 

    Deri sektörünün beklentisi enflasyonla doğru orantılı kur 

    Erkan Zandar, “Kilogram ihracat fiyatı mamulde yükselmiş olsa da hammaddede düştü. Döviz kurunun enflasyondaki artışın gerisinde kalması nedeniyle uluslararası pazarlarda fiyat tutturmakta zorlanıyoruz. Çünkü Türkiye’de üretim maliyetlerinin ana kalemini enflasyona bağlı işçilik giderleri ve genel üretim maliyetleri oluşturuyor. 2018’de ayakkabıda ortalama kg ihraç fiyatımız 27,5 dolar seviyesindeydi. 2021–2022 döneminde bu rakam 20 dolara kadar geriledi. Bu süreçte kur artışı, iç maliyetlerdeki yükselişi kısmen dengeleyebiliyordu. Ancak sonraki dönemde kur ile enflasyon arasındaki bağ tamamen koptu. 2023’te önce 26 doları, ardından 24 doları gördük ancak ihracat geriye gitti. Ortalama 21 dolar seviyesindeyken yüksek hacimli satış yapabiliyorduk. Çünkü bu seviyede kur, maliyet artışlarını karşılayabiliyor; üreticiye rekabet gücü sağlayabiliyordu. Bugün 4 dolarlık fark bile sektörün tüm dengesini anlatıyor. İhracatçının en temel beklentisi; enflasyonla doğru orantılı, öngörülebilir bir kur politikasıdır. Bugün fiyat açısından pahalı bir ülke konumundayız.” dedi. 

    Saraciye ve deri konfeksiyonda katma değer avantajı

    Saraciyenin halen sektörün en yüksek katma değerli alanlarından biri olduğunu belirten Zandar, “Kilogram fiyatı 21 dolardan 18 dolara geriledi, buna rağmen ihracatta ciddi bir düşüş yaşanmadı. Ancak Türkiye’de kapasitesi yüksek firma sayısının sınırlı. Saraciyede 250 bin dolar üzeri ihracat yapan firma sayımız sadece 7. Güçlü ve ölçekli firma sayısını artırmamız gerekiyor. Deri konfeksiyon sektöründe ise üretim zorlukları var. Katma değerli bir alan ancak nitelikli eleman bulmak zor, üretim maliyetleri yüksek ve ihracat fiyatını tutturmak her geçen gün daha güç hale geliyor.” diye konuştu. 

    Ham deri ve kürk ihracatında kilogram fiyatlarının 8 dolardan 5 dolara kadar gerilediğini belirten Erkan Zandar, bunun temel nedeninin dünya genelinde deri fiyatlarındaki düşüş olduğunu ifade etti.

    Sektörde konsolidasyon süreci geliyor 

    Başkan Zandar, önümüzdeki 5 yıllık perspektife ilişkin değerlendirmelerde bulunarak, “Sektörümüzde ciddi bir konsolidasyon süreci yaşanacak. Sadece güçlü markalar ayakta kalacak. Tüketiciye ulaşabilen, fiyatı erişilebilir, üretim gücü olan markalar yoluna devam edecek; diğerleri ya dönüşecek ya da piyasadan çekilecek. Tüketici davranışları köklü biçimde değişiyor. Hibrit alışveriş modellerinin yaygınlaşıyor, yapay zekâ ve otomasyon yatırımları sektörün geleceğini belirliyor. Çin başta olmak üzere dünya otomasyon yatırımlarını hızla artırdı. Biz uzun yıllar ucuz iş gücüne güvendik. Bu oyunun dışında kaldık. Ayakta kalmak için teknoloji ve otomasyon yatırımlarını mutlaka yapmak zorundayız.” dedi. 

    Türkiye’nin şansı butik ve katma değerli üretim

    Zandar, Türkiye’nin Mısır gibi düşük maliyetli ülkelere kıyasla farklı bir kulvarda rekabet edebileceğini vurgulayarak: “Bizim şansımız; butik üretim, saraciye, deri konfeksiyon ve ayakkabıda tasarım gücümüzdür. Ancak firmalarımızın fiziki altyapıları ve sertifikasyon süreçleri halen yetersiz. Bu alanlarda yoğun çalışmamız gerekiyor.” diye konuştu.

    Uzak Doğu rekabet gücümüzü zayıflatıyor 

    Başkan Zandar, “Hammadde maliyetlerimiz özellikle Uzak Doğu’dan gelen girdiler karşısında rekabet gücümüzü zayıflatıyor. Özellikle Çin’den temin edilen hammaddelerde ciddi bir fiyat rekabeti söz konusu. Bu durum üretim maliyetlerimizi artırırken, lojistik giderlerindeki yüksek seyir de ihracatçımızın yükünü ağırlaştırıyor. Bugün geldiğimiz noktada fiyat rekabetinde geride kalıyoruz.  Bu nedenle yalnızca üretmek değil, aynı zamanda etkili bir PR ve tanıtım stratejisi yürütmek zorundayız. Türk deri ve moda ürünlerinin uluslararası pazarlarda doğru anlatılması büyük önem taşıyor.” dedi. 

    Hammaddeye erişim sektörün en can yakıcı sorunu

    Ege Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkan Yardımcısı Halil Gündoğdu, “Hepinizin sahada birebir yaşadığı, bizlerin de Yönetim Kurulu olarak her platformda dile getirdiği en can yakıcı sorundan başlamak istiyorum: Hammadde ve ara maddeye erişim. Biz ihracatçılar olarak Avrupa pazarında yıllarca “kaliteli üretim ve uygun fiyat” dengesiyle var olduk. Ancak bugün geldiğimiz noktada, bu avantajımızı kaybetme riskiyle karşı karşıyayız. Neden mi? Çünkü Türkiye’de üretimi dahi olmayan ara maddelere uygulanan yüksek ithalat vergileri ve gümrük koruyucu önlemler belimizi büküyor. Soruyorum sizlere; Türkiye’de üretilmeyen bir malzemenin ithalatına vergi koyarak kimi koruyoruz? Bu durum yerli üreticiyi korumuyor aksine ihracatçıyı rekabet edemez hale getiriyor.” dedi. 

    Hem maliyette pahalıyız hem ürün kalitemiz dezavantajlı

    Gündoğdu, Avrupa’daki rakibin aynı ara maddeyi gümrüksüz, sadece vergisini ödeyip alırken; Türkiye’nin gümrük duvarlarına takıldığını söyledi. 

    “Bu durum bizi hem maliyette pahalı kılıyor hem de kaliteli hammaddeye ulaşamadığımız için ürün kalitemizde dezavantaj yaratıyor. Bizim, “Bu ürün Türkiye’de yoksa, ihracatçı bunu dünya fiyatlarından alabilmeli” tezini Bakanlık nezdinde sonuna kadar savunacağız. Çözüm odaklıyız, takipçisiyiz. Sadece sorunları değil, çözümleri de masaya yatırıyoruz.”

    Finansmana erişimde taleplerimiz var

    Bakanlık ile kurdukları temaslarda ihracatçıların finansmana erişimdeki zorluklarıyla ilgili iki temel talepleri olduğunu açıklayan Halil Gündoğdu şu sözlerle devam etti:

    “Birincisi fuar katılımlarında firmalarımıza prefinansman (ön finansman) sağlanması, ikincisi hak edilen devlet teşviklerinin ödeme sürelerinin 1 ay gibi makul bir süreye indirilmesi. İhracatçı parasını yıllarca beklememeli, hemen üretime ve yeni pazarlara döndürmeli. Milli katılım organizasyonlarımızda, İtalya Expo Riva Schuh fuarında yakaladığımız o yüksek memnuniyeti ve başarıyı biliyorsunuz. Avrupa bizim kalemiz, buradaki faaliyetlerimizi artırarak sürdüreceğiz.” 

    Hedef ABD pazarından yüzde 1 pay almak

    Gündoğdu, “ABD pazarında artık düşünce aşamasından aksiyon aşamasına geçmek zorundayız. Rakamlar ortada; ABD’nin deri ithalatından Türkiye’nin aldığı pay sadece %0,26. Daha da vahimi, Ege Bölgesi olarak bizim aldığımız pay %0,029. Yani binde bir bile değil! Hedefimiz yüzde 1 pay almak. Bu tabloyu değiştirmek boynumuzun borcudur. Ayrıca, deri konfeksiyon ürünlerimizin kıymetini bilen Kuzey Avrupa ülkeleri de önümüzdeki dönemde agresif pazarlama yapacağımız yeni rotalarımız olacak.” diye konuştu. 

    İzmir Deri Ürünleri Organize Sanayi Bölgesi kurulmalı

    Halil Gündoğdu, “Bugün sektörümüze baktığımızda; Deri Mamulleri özelinde bir OSB yer almamakta. Türkiye’nin en büyük 3. ili olan İzmir’imizde ise bu eksiklik artık daha fazla hissedilmektedir. Deri sektörümüzün kümelenememiş olması, dağınık yapıda kalması ne yazık ki sektörümüzü olumsuz etkilemektedir. Emek yoğun bir sektörüz; yan sanayinin gelişmesi, nitelikli ara eleman devamlılığının sağlanması ve istihdamın artırılması ancak sektörün bir arada, omuz omuza hareket etmesiyle mümkündür.” dedi.

    Bölgeden gerçekleşen deri ve deri mamulleri ihracatının yarısının, 300 aktif firmanın içerisinden sadece 40 firmanın sırtladığını açıklayan Gündoğdu, “Bu sürdürülebilir değildir. Sektörümüzün kümelenmesi ve güçlenmesi, ihracatın tabana yayılmasını sağlayacak, geriye kalan firmalarımızı da oyunun içine daha güçlü bir şekilde dahil edecektir. Bu noktada hedefimiz nettir: İzmir Deri Ürünleri Organize Sanayi Bölgesi’nin kurulması. Önümüzdeki yeni dönemde başkan adaylığımı da açıklamak istiyorum.” diye konuştu. 

     

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • TEKNOFEST'te Gökyüzüne Açılan Büyük Rekabet:   Roket Yarışması 2026

    TEKNOFEST'te Gökyüzüne Açılan Büyük Rekabet: Roket Yarışması 2026

    Milyonları aşan ödül, 11 farklı kategoride kurgulanan rekabet yapısı ve gençlere sunduğu benzersiz mühendislik deneyimiyle TEKNOFEST 2026 Roket Yarışması, Türkiye’nin uzay ve savunma teknolojileri alanındaki geleceğini şekillendirecek genç yetenekleri bir araya getiriyor. 

    ROKETSAN yürütücülüğünde düzenlenen yarışma, lise seviyesinden ileri seviye mühendislik çalışmalarına uzanan kapsamıyla, gençlerin hayallerini somut projelere dönüştürdüğü güçlü bir teknoloji platformu olarak öne çıkıyor. Türkiye’nin havacılık, uzay ve savunma sanayii alanındaki nitelikli insan kaynağını yetiştirmeyi hedefleyen TEKNOFEST Roket Yarışması, 2026 yılında da gençleri bilim ve mühendislik temelli büyük bir heyecana davet ediyor. Öğrencilerin uzay teknolojilerine olan ilgisini artırmayı ve bu alandaki teknik kabiliyetlerini geliştirmeyi amaçlayan yarışma, her yıl olduğu gibi bu yıl da yoğun ilgi görüyor.

    Kendi tasarladıkları roketleri üretme ve uçurma fırsatı bulan gençler, bu süreçte farklı disiplinlerden edindikleri fen ve mühendislik bilgilerini bir araya getirerek karmaşık tasarım, üretim ve entegrasyon süreçlerini başarıyla yönetiyor. Disiplinler arası düşünme becerisinin ön plana çıktığı yarışma, katılımcılara yalnızca teknik bilgi değil, aynı zamanda takım çalışması, proje yönetimi ve problem çözme konularında da önemli kazanımlar sunuyor. Uçuşlarını başarıyla tamamlayan takımların tecrübelerinin paylaşılması ise yarışmayı güçlü bir öğrenme ve ilham platformuna dönüştürüyor.

    11 Kategoride Büyük Rekabet

    TEKNOFEST Roket Yarışması, 2026 yılında A ve B grubu olmak üzere toplam 11 farklı kategoride gerçekleştiriliyor. A grubu kapsamında yer alan Lise Kategorisi, asgari 4.000 feet irtifada düzenlenirken yalnızca lise öğrencilerinin katılımına açık bulunuyor. Asgari 8.000 feet irtifada gerçekleştirilen Orta İrtifa Kategorisi ise lise, ön lisans, lisans ve lisansüstü öğrencileri ile mezunlara hitap ediyor. 

    Yüksek İrtifa Kategorisi 15.000 feet irtifada, Uluslararası Kategori 8.000 feet irtifada, Zorlu Görev Kategorisi ise iki kademeli olarak 12.000 feet irtifada gerçekleştiriliyor. Özgün Hibrit Yakıt Motorlu Roket ve Özgün Sıvı Yakıt Motorlu Roket kategorileri ise gençlerin yenilikçi motor tasarımlarını sergilemelerine olanak tanırken söz konusu bu kategorilere ise ön lisans, lisans ve lisansüstü öğrencilerinin yanı sıra mezunlar da başvuruda bulunup roketlerini uçurabilecek.

    B grubunda yer alan Aktif Kontrol Sistemi Geliştirilmesi, Hibrit Yakıtlı Roket Motoru Geliştirilmesi, Sıvı Yakıtlı Roket Motoru Geliştirilmesi ile Uçuş Modelleme ve Simülasyon Yazılımı Geliştirilmesi kategorileri, ileri seviye mühendislik çözümleri geliştirmek isteyen ön lisans, lisans ve lisansüstü öğrencileri ile mezunlara açık olarak düzenleniyor.

    Gençlere Güçlü Destek, Büyük Ödüller

    Finalist takımlara ulaşım ve konaklama desteğinin de sağlandığı TEKNOFEST Roket Yarışması’nda, 2026 yılı için kategorilere göre yüksek tutarlarda ödüller veriliyor. 

    Lise Kategorisi’nde dereceye giren takımlar 180 bin TL’ye kadar desteklenirken, Orta İrtifa Kategorisinde 200 bin TL ve Yüksek İrtifa kategorilerinde ise ödüller 220 bin TL’ye kadar ulaşıyor. Uluslararası Kategori’de dereceye giren takımlar 5 bin dolara varan ödüller kazanırken, Zorlu Görev kategorisinde 350 bin TL, Özgün Hibrit Yakıt Motorlu Roket Kategori’sinde 350 bin TL ve Özgün Sıvı Yakıt Motorlu Roket Kategorisi için ise 400 bin TL’ye varan ödüllerin sahibi olabilecek. B grubu kategorilerinde ise toplamda milyonları aşan para ödülleri genç mühendisleri bekliyor.

    TEKNOFEST Roket Yarışması, gençlerin bilim, teknoloji ve mühendislik alanlarında kariyer hedeflerini güçlendiren, Türkiye’nin uzay ve savunma teknolojilerindeki geleceğine yön veren önemli bir platform olmayı sürdürüyor. Yarışmaya başvurular, 20 Şubat tarihine kadar www.teknofest.org adresi üzerinden gerçekleştirilebilecek.

     

     

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • Samsung Monoblok Isı Pompası ile ısıtma, soğutma ve sıcak su ihtiyacına tek çözüm

    Samsung Monoblok Isı Pompası ile ısıtma, soğutma ve sıcak su ihtiyacına tek çözüm

    Samsung Electronics, Monoblok Isı Pompası ile evin ısıtma, soğutma ve sıcak su gibi tüm ihtiyaçları için enerji verimli bir çözüm sunuyor. Monoblok Isı Pompası ile eviniz hep istediğiniz sıcaklıkta kalarak konforlu bir iklim yaratıyor. 

    Enerji verimli ve çevre dostu

    “SCOP A+++” sınıfı yüksek enerji verimliliği derecelendirmesine sahip Monoblok Isı Pompası, yüksek verimlilik düzeyinde çalışarak yüksek PdesignH (kW) değerine sahip R32 soğutucu gaz ile güçlü bir ısıtma performansı sunuyor. R410A soğutucu gazlara kıyasla daha düşük Küresel Isınma Potansiyeline (GWP) sahip olan R32 soğutucu gaz, gereken soğutucu miktarını azaltarak CO2 emisyonlarını düşürüyor. 

    65°C’ye kadar yüksek sıcaklıkta su üretimi

    65°C’ye kadar yüksek sıcaklıkta çıkış suyu üreten Monoblok Isı Pompası, ısı yayım özellikli verimli bir ısıtma ve sıhhi tesisat suyu sağlıyor. 

    35 dB(A) ses seviyesinde sessiz çalışma

    Çok sayıda gelişmiş gürültü önleyici teknolojiden yararlanarak sessiz çalışır. 4-Kademeli sessiz mode ile ses seviyesi kademeli olarak düşer. Çeşitli ses önleyici teknolojiler, gürültüyü ve titreşimi absorbe eder.

    Düşük sıcaklıklarda güvenilir performans

    Çalışma durumunu ve dış sıcaklığı izler, su borusunun donmasını engeller. Ünite kapatıldığında veya arızalandığında Antifriz Koruma Isıtıcısı ve Antifriz Koruma Kontrolü su borusunun donmasını önler.

    Kullanışlı ve kullanımı kolay kontrol

    Evin iklimlendirmesini hızla ve kolayca kontrol etme imkanı sunan yeni kablolu uzaktan kumanda, geniş ve aydınlık bir renkli ekrana ve dokunmatik kontrol özelliğine sahip. İstenen yere takılarak her bölge için ayrı sıcaklık ayarı yapabilmeye olanak tanıyor.

    2 Bölgeli Kontrol

    2-Zone özellikli yeni Mono Hidro Ünite sayesinde farklı sıcaklıklarda, birden fazla alanı aynı anda ısıtmanızı ve enerji tasarrufu etmenizi sağlar.

    Wi-Fi Kontrolü

    Mono Hidro üniteye entegre Wi-Fi kit ile istediginiz zaman, istediginiz yerden kontrol edin.

    Samsung Monoblok Isı Pompası hakkında daha fazla bilgi için EHS Monoblok Isı Pompası | Samsung adresi ziyaret edilebilir.

     

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • The Midnight Genişleme Öncesi Güncellemesi Çıktı!

    The Midnight Genişleme Öncesi Güncellemesi Çıktı!

    The War Within‘de güç için sefere çıkan Xal’atath, Azeroth’un Savaşçıları’nı geri çekilmeye zorladı. Şimdi bu savaşçılar, Void’in güçlerine karşı savaşmaya hazırlanmak zorundalar. Genişleme öncesi güncellemesi şimdi çıktı!

    Bu güncelleme, Midnight’ın bazı heyecan verici özelliklerine gelişmiş erişim fırsatını ve 12.0.sürümüne geçen modern WoW oyun istemcisiyle birlikte sistem değişikliklerini beraberinde getiriyor. Bu değişikliklerden bazıları:

    • Oyuncu Kişisel Alanları Güncellemeleri
      1. Görevler: Daha fazla dekorasyon eşyası ve kişisel alan tecrübe puanı kazanmaya yarayan isteğe bağlı mahalle faaliyetlerini oyuna ekler.
      2. Midnight’a sahip olanlar, Gece Elfi ve Kan Elfi kültürlerinden ilham alan yeni kişisel alan dış temalarını elde edecek.
    • Yeni Sınıf Uzmanlığı: Devourer İblis Avcısı
      1. Azeroth, kendi şampiyonlarının tehdidi altında. Onlara karşı Void’in gücünü kullanmak için bu yeni orta menzilli büyücü uzmanlığıyla ortalığı kasıp kavur.
      2. Yeni Sınıf/Irk Kombosu: Void Elf İblis Avcısı
    • İstatistik ve Eşya Seviyesi Düzenlemeleri
    • Kullanıcı Arayüzü Güncellemeleri
      1. Yeni güçlü özellikler, geliştirilmiş özelleştirme seçenekleri, daha temiz görünen baskın kutucuğu, genişlemiş gösterge paneli ölçeği kontrolleri ve daha fazlası bulunuyor.
      2. İsim Etiketlerinde, Hasar Ölçerlerde, Boss Uyarılarında ve daha fazlasında yapılan değişikliklere ve güncellemelere dair daha fazla bilgi için önceden yayınlanan makalemizi oku.
    • Transmog Sistem Güncellemeleri

    Ve daha fazlası! Tüm yenilikleri Warcraft internet sitesindeki içerik güncelleme notlarından inceleyebilirsin.

    27 Ocak’ta Çıkıyor

    Genişleme öncesi oyun içi etkinliği Twilight Ascension‘da oyuncular dünyanın dört bir yanında beliren Void saldırılarıyla yüzleşecek. Bu etkinlikler, 10-79. seviyeler arasında tecrübe yükseltmesi sağlayan Winds of Mysterious Fortune güçlendirmesini de içerecek. 

     

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı