Blog

  • 'Toprağın Genç Aklı' projesi Kiraz'dan başladı

    'Toprağın Genç Aklı' projesi Kiraz'dan başladı

    İzmir Büyükşehir Belediyesi, doğayla uyumlu sürdürülebilir yaşamın teminatı kırsalın tüm zorluklara karşı güçlenmesi için “Toprağın Genç Aklı” projesini başlattı. “Kırsalda Yaşayan Genç Nüfusun Yerinde İstihdamı” temel hedefi kapsamında başlatılan projeyle, sahada anketler yapılarak “Gençlerimizi kırsalda nasıl tutabiliriz” sorusuna yerelden yanıt arandı. Kiraz’dan başlayan çalışmalar ilk etapta 30 pilot mahallede devam edecek. Veriler ışığında uygulanabilir politika paketleri ve müdahale araçları hayata geçirilecek. 

    İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay tarafından kırsalın sosyal, kültürel, ekonomik, çevresel ve doğal dinamikleriyle kalkınması için kurulan İzmir Büyükşehir Belediyesi Kırsal Çalışma Grubu, “Toprağın Genç Aklı” projesini Kiraz’dan başlattı. Kırsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı öncülüğünde yürütülen proje kapsamında, kırsalın her geçen gün ağırlaşan yaşam koşullarına karşı güçlü olması, tarımsal üretim ve genç nüfusun yerleşik hale getirilmesi hedefiyle saha çalışması gerçekleştirildi. Kiraz’ın İğdeli ve Karaburç mahallelerinde başlayan saha çalışmalarında ekipler, işletmelerden evlere, köy kahvehanelerinden üretim alanlarına gençlerin kapısını çaldı. Kırsalda üretken nüfus olarak değerlendirilen 18 – 40 yaş arası genç nüfusun yaşam koşulları, sosyal ve ekonomik imkânları gibi verileri toplayan ekipler, gençlerin kırsalda yaşamlarını devam ettirebilmeleri için ihtiyaç duydukları talepler, imkânları sordu. Kiraz’ın ardından İzmir’in tüm kırsalına yayılacak proje sayesinde yerinde, doğru kaynaktan, doğru veri elde edilmiş olacak. İzmir kırsalının geleceğini inşa edecek veriler ışığında doğru projeler, doğru alanlarda hayata geçirilecek. 

    “Gençlerimizi kırsalda nasıl tutabiliriz sorusuna yanıt arıyoruz”

    Proje hakkında bilgi veren Kırsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı Kırsal Alan Strateji Şube Müdürü Yeşim Karabörklü, “İlk olarak nüfus, doğal varlıklar, mevcut sosyal yapı ve benzeri veri envanter çalışmasını tamamladık. Bugün de ilk saha deneyimimizi yaşadık. Mahallelerdeki gençler ile görüşmeleri yapacak belediyenin uzman ekibi de özellikle gençlerden oluşturuldu. Tarım alanları miktarı, kooperatifçilik, örgütlenme düzeyi gibi bilgileri yerinden topladık; demografik yapıyı inceledik” dedi.

    Kırsaldan genç nüfusun göçüne dikkat çeken Yeşim Karabörklü, gençlerin kırsalda kalmak istemediğini vurguladı. Karabörklü, “Buradaki temel amacımız, özellikle gençlerin göç etme nedenlerini doğru şekilde anlamak. Hangi koşulları iyileştirirsek gençlerimizi kırsalda tutabiliriz sorusuna yanıt arıyoruz. Su krizinin derinleştiği, gıdaya erişimin her geçen gün zorlaştığı bu dönemde, gençlerin toprağına ve yaşadığı yere sahip çıkmasını, üretimi devralarak teknolojiyi de işin içine katarak sürdürmesini istiyoruz” dedi.

    “Gençlerin üretime katılma hedeflerinin olduğunu tespit ettik”

    İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin yetki alanındaki 951 kırsal mahallede yürütülen envanter çalışmasıyla kapsamlı veriler elde edildiğini belirten Yeşim Karabörklü, çalışmanın ilk durağı olan Kiraz’ın İğdeli Mahallesi’nde hem nüfus yoğunluğu hem de gençlerin yerinde kalma potansiyelinin tespit edildiğini söyledi.

    Karabörklü, “Üstenci bir yaklaşımla ya da masa başında hazırlanan projeler yerine; burada yaşayan, üreten ve geçimini sağlayan yurttaşların düşüncelerini, beklentilerini ve hangi imkânlar sağlanırsa daha verimli olabileceklerini anlamayı hedefliyoruz. Gençlerle birebir görüşerek, kendi ürettiğimiz verilerin doğrulamasını yapıyoruz. Yaşam koşulları, çalışma alanları, geçim kaynakları, aileleriyle yaşayıp yaşamadıkları ve kırsalda kalma isteklerini sorguluyoruz. Gerekli imkânlar sunulduğunda, farklı alanlara yönelebilecek önemli bir genç nüfus bulunduğunu gördük. Gençlerin üretime katılma, kendilerini geliştirme ve geleceğe dair hedeflerinin olduğunu tespit ettik” dedi.

     18–40 yaş aralığındaki gençlerle yürütülen çalışmalarda, yalnızca bu grubun değil; kardeşleri, çocukları ve çevrelerindeki lise çağındaki gençlerin taleplerine kadar kapsamlı veriler toplandığını belirten Yeşim Karabörklü, “Amacımız İzmir’in geleceğini değiştirmek. Bu hedef doğrultusunda, kentin önümüzdeki 10 yılını şekillendirecek bir proje ortaya koymaya çalışıyoruz” dedi.

    Karabörklü, gençlerin sosyal medyayı, interneti ve teknolojiyi etkin biçimde kullanabilmesini, ulaşım olanaklarının iyileştirilmesiyle kır–kent sürdürülebilirliğinin doğru şekilde yönlendirilmesini, iklim ve su krizine dayanıklı çözümlerle tarımsal üretimin sürdürülebilirliğinin sağlanmasını amaçladıklarını belirterek “Tarımsal üretim ve genç nüfusun yerinde kalmasını merkeze alan projemiz, ‘Toprağın Genç Aklı’ sloganıyla ilerliyor. İzmir kırsalının hak ettiği değeri bulması için titizlikle çalışmayı sürdürüyoruz” ifadelerini kullandı.

    “Buraya gelmeniz çok önemli”

    İğdeli Mahallesi’nde saha ekiplerinin gerçekleştirdiği anketlere katılan 18 yaşındaki Selin Usta, gençlerin kırsaldaki yaşama dair düşüncelerini dile getirdi. Kırsalda yaşamanın kendi tercihi olmadığını ifade eden Usta, “Ailem burada yaşıyor, hayvanlarımız burada olduğu için ben de buradayım. Kendi elimde olsa, sosyal güvencemin bulunduğu ve sosyal olanakların daha gelişmiş olduğu bir yerde yaşamak isterim. Köyde sosyal alanların ve çalışabileceğimiz iş imkânlarının olmaması en büyük eksikler. Köyümde kalmak isterim ancak çalışabileceğim bir yer ve sigortam yok. Çalışabileceğimiz kooperatifimiz olsa, iş imkanımız olsa, kendi paramızı kazanabileceğimiz bir durumumuz olsa burada dururuz” diye konuştu.  
    İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin çalışmasını olumlu bulduğunu belirten Usta, “Bu çalışma bizim için çok değerli. Çünkü eksiklerimiz fazla ve sesimizi duyurmakta zorlanıyoruz. Buraya gelmeniz çok önemli. Yetkililerin taleplerimizi duyması gerekiyor ki çözümler üretilebilsin” ifadelerini kullandı.

    “Destek olursa gençler burada kendi işinin patronu olurlar”

    İğdeli Mahallesi’nde çiftçilik ve hayvancılıkla uğraşan 40 yaşındaki üretici Mesut Dalkıran, kırsalda yaşamın hem zorlukları hem de güzel yanları olduğunu söyledi. Üretimin karşılığını aldıklarında memnun olduklarını, ancak emeğin karşılığı alınamadığında motivasyonun düştüğünü dile getiren Dalkıran, “Köyümüzde ağırlıklı olarak hayvancılık yapıldığı için yoğun bir göç yaşanmıyor. Gidenler ise genellikle mecburiyetten, kendi işini kuramadığı için gidiyor” dedi.

    Gençlerin kırsalda kalabilmesi için üretime destek verilmesi gerektiğini vurgulayan Dalkıran, “Çiftçinin ürettiği para ederse gençler köyde kalır. Bu bölgede her şey yetişiyor, çok güzel bir coğrafyadayız. Yapılan anket çalışmasını da olumlu buluyorum. Gençlerin memnuniyetinin ve taleplerinin dinlenmesi çok önemli. Hayvancılığa ve üretime daha fazla destek sağlanırsa gençler burada kalmakta ısrarcı olur, kendi işinin patronu olurlar. Ürettiğini değerinde satamayan ise bu işi bırakmak zorunda kalır” ifadelerini kullandı.

    30 pilot mahallede çalışmalar devam edecek

    Proje kapsamında pilot 30 mahallede gençler ve diğer odak gruplarla bilgi değerlendirme toplantıları, anketler ve odak grup çalışmaları yapılacak. Sahadan toplanan veriler analiz edilerek her mahalle kümesinin özgün yapısına uygun uygulanabilir politika paketleri ve müdahale araçları tasarlanacak. Böylelikle tarımla geçimini sürdüren ve kırsalda kalma potansiyeli olan genç nüfusun tespiti, mahalle ölçeğinde uygulanabilir ve veriye dayalı bir müdahale modelinin oluşturulması, kırsaldaki yenilikçi kapasite ile tarımsal girişimcilik ekosisteminin güçlendirilmesi ve sahadan elde edilecek bulgularla politika önerilerinin geliştirilmesi sağlanacak. 
     
    Bir iş birliği modeli

    Başkan Tugay’ın vizyonu doğrultusunda oluşturulan ve danışmanlığını Prof. Dr. Yusuf Kurucu’nun yaptığı Kırsal Kalkınma Çalışma Grubu çatısı altında çok disiplinli olarak yürütülen proje, Kırsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı’nın öncülüğü ve koordinasyonuyla Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı, Kadın ve Aile Hizmetleri Dairesi Başkanlığı, Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığı, Muhtarlık İşleri Dairesi Başkanlığı, Strateji Geliştirme Dairesi Başkanlığı, İzmir Planlama Ajansı (İZPA) iş birliğiyle yürütülüyor.

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • Özge Ulusoy: Giydiğim Gelinlik 1 Milyonuncu Olabilir

    Özge Ulusoy: Giydiğim Gelinlik 1 Milyonuncu Olabilir

    İzmirli ünlü modacı Ayla Ölçer, moda dünyasında iz bırakan tasarım vizyonunu IF Wedding Fashion İzmir’in 3. ve son günün de gerçekleştirdiği solo defile ile bir kez daha gözler önüne serdi. Ölçer’in, moda tasarım öğrencisi kızı Melisa Ölçer ile birlikte imza attığı bu özel defile; gelinlik ve abiye tasarımında zarafet, cesaret ve haute couture estetiğini aynı potada buluşturdu.

    Dubai’den özel olarak getirilen seçkin kumaşlarla hazırlanan koleksiyon; lüks dokular, incelikli el işçiligi ve modern tasarım anlayışının kusursuz bir yansıması oldu. Transparan detaylarla zarafet kazanan gelinlikler, özel taş işlemeleriyle ışığı yakalarken; tül katmanlar ve inci dokunuşları tasarımlara masalsı bir ihtişam kattı. Abiyelerde ise güçlü siluetler, zarif parıltılar ve couture detaylar koleksiyonun sofistike çizgisini tamamladı.

    Ayla Ölçer’in gelinlik ve abiye tasarımları podyumda adeta birer sanat eserine dönüştü. Solo defile formatında sunulan koleksiyon, izleyicilere baştan sona bütüncül ve etkileyici bir moda deneyimi yaşattı.

    Defilenin yıldız isimleri arasında yer alan Özge Ulusoy ve Wilma Elles, podyuma zarafetleriyle damga vurdu. Profesyonel duruşları ve kusursuz podyum yürüyüşleri ile diğer modeller de tasarımların ihtişamını en üst seviyeye taşıdı. Duman Ajans organizasyonuyla hayata geçirilen defilede, Türkiye’nin ve dünyanın dört bir yanından gelen 30 yerli ve yabancı model podyuma çıkarak defileye uluslararası bir kimlik kazandırdı.

    Defile sonrası basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Özge Ulusoy, dikkat çeken açıklamalarda bulundu: “2003 yılından beri podyumlardayım. O kadar çok gelinlik giydim ki üzerimdeki gelinlik bir milyonuncu gelinliğim olabilir. Gerçekten evlenince giyeceğim gelinliğin bile hayalini kurmuyorum.”

    Wilma Elles ise podyumda duygusal anlar yaşadığını dile getirdi. Elles, “10 sene önce kaybettiğim opera sanatçısı annemin de seslendirdiği bir şarkıyla koreografi gerçekleştirdim. Annem gibi bir opera sanatçısı olmak isterdim. Gösteri sırasında gözlerim doldu.” sözleriyle yaşadığı duyguyu paylaştı.

    Defilenin sahne dili ve kusursuz koreografisi, moda dünyasının ünlü koreografları Gökhan Duman ve Serkan Duman imzası taşıdı. Duman Ajans’ın yaratıcı sahne kurgusu ve profesyonel organizasyon gücü, Ayla Ölçer defilesini IF Wedding Fashion İzmir’in en iddialı ve en çok konuşulan defileleri arasına taşıdı.

    Zarafet, ışıltı ve uluslararası moda anlayışının buluştuğu bu özel defile, Ayla Ölçer’in gelinlik ve abiye modasındaki güçlü konumunu bir kez daha perçinledi.

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • IF Wedding Fashion İzmir finaline Simge Tertemiz damgası

    IF Wedding Fashion İzmir finaline Simge Tertemiz damgası

    İzmir Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde, İZFAŞ organizasyonu ve Ege Giyim Sanayicileri Derneği iş birliğiyle düzenlenen IF Wedding Fashion İzmir – 19. Gelinlik, Damatlık ve Abiye Giyim Fuarı, moda dünyasının unutulmaz bir finaline sahne oldu.

    Moda organizatörü ve menajer Erkan Yılmaz imzalı World of the Fashion Final Defilesi, üç gün süren görkemli moda maratonunu taçlandırdı. Fuara katılan seçkin firmaların tasarımlarının sergilendiği karma defilede, koreografi Akif Örük imzası taşıdı.

    Dünyanın birçok ülkesinden gelen alıcıların yoğun ilgi gösterdiği defile sonrası mankenler, “Üç gün boyunca Türk modasının gururu olan firmaların tasarımlarını tanıttık. Yorulduk ama değdi. Seneye görüşmek üzere, burada olmak çok güzeldi” sözleriyle duygularını paylaştı.

    Podyumlara güçlü dönüş

    Final gecesine damga vuran isim ise, podyumlara uzun bir aradan sonra geri dönen eski Türkiye güzellerinden Simge Tertemiz oldu. Zarafeti ve duruşuyla büyük alkış alan Tertemiz, defile sonrası yaptığı samimi açıklamayla magazin gündemini salladı.

    “Gerçekten çok özel hissettim, muhteşem bir atmosferdi. Gelinlik giymekten yıldım… İşin şakası ama podyumda giyerim, evliliğe tövbe ettim! Büyük konuşmamak lazım tabii, nasip kısmet. Doğru insanla olursa her şey mümkün” diyerek gülümsetti.

    Finale Simge damgası

    IF Wedding Fashion İzmir’in final gecesi, hem moda dünyasına hem de magazin gündemine Simge Tertemiz’in dönüşü ve evlilik çıkışıyla damga vurdu.

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • Kardeş Takımı 3 filmine ikinci haftasında da yoğun ilgi devam ediyor

    Kardeş Takımı 3 filmine ikinci haftasında da yoğun ilgi devam ediyor

    Çocuklar ve aileler tarafından büyük ilgi gören ‘Kardeş Takımı’ serisinin final filmi ‘Kardeş Takımı 3’, vizyondaki ikinci haftasında sinema salonlarında yoğun ilgiyle karşılanmaya devam ediyor. CJ ENM Türkiye ve TAFF Pictures ortak yapımı, eğlenceli hikayesi ve sıcak anlatımıyla her yaştan sinemaseveri bir araya getiren film, sinema salonlarının yanı sıra sosyal medyada da dikkat çekiyor.
     
    Kardeş Takımı 3, kategori liderliğini korurken İstanbul, Ankara, İzmir, Bursa, Kocaeli, Adapazarı ve Eskişehir’i kapsayan Türkiye turnesinde büyük bir heyecan yaşandı. Minik izleyiciler ve aileler, oyuncularla buluşma fırsatı yakaladıkları özel gösterimlerde salonları doldurarak filmin coşkusunu paylaştı.
     
    Sinema Salonlarında Final Filmi Coşkusu!
     
    Vizyona girdiği günden itibaren çocukların ve ailelerin ilk tercihlerinden biri olan ‘Kardeş Takımı 3’, birçok şehirde günün farklı seanslarında dolu salonlarda sinemaseverlerle bir araya geliyor.
    ‘Kardeş Takımı 3’, yalnızca bir macera filmi olmanın ötesine geçerek; dostluk, dayanışma ve aile bağları üzerine verdiği mesajlarla da öne çıkıyor. Renkli karakterleri ve sürükleyici anlatımıyla film, çocukların olduğu kadar ailelerin de tekrar tekrar izlemek istediği yapımlar arasında gösteriliyor.
     
    Yönetmenliğini Bedran Güzel’in, senaristliğini ise Elif Dede’nin üstlendiği filmde; Ceyda Kasabalı, Fırat Albayram, Çağan Efe Ak, Ecrin Su Çoban, Berat Efe Parlar, Mehmet Aybars Kaya, Gece Işık Demirel, Gülhan Tekin, Korhan Herduran, Dora Dalgıç ve Aslı Yaren Calın serinin son filmi için bir araya geldi.
     
    ‘Kardeş Takımı 3’ sinemalarda!

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • Kayaşehir, Madrid FİTUR Turizm Fuarı'nda Tanıtıldı

    Kayaşehir, Madrid FİTUR Turizm Fuarı'nda Tanıtıldı

    Kapadokya’nın Merkezi Nevşehir, Dünya’nın en prestijli turizm organizasyonlarının başında gelen Madrid FİTUR Uluslararası Turizm Fuar’ında tanıtıldı. İspanya’nın başkenti Madrid’de düzenlenen FİTUR Uluslararası Turizm Fuarı’nda, Nevşehir Belediyesi’nin turizmde ki nazar boncuğu Kayaşehir uluslararası vitrine çıkarıldı. Dünyanın en büyük turizm fuarları arasında yer alan organizasyonda, Nevşehir Belediye Başkanı Rasim Arı Nevşehir’i en üst seviyede temsil ederken Dünya’nın birçok ülkesinden belediye başkanları ile görüşmeler gerçekleştirdi. Nevşehir Belediyesi hem Kayaşehir hem de Kapadokya’nın tanıtımı için en büyük turizm fuarlarından biri olan Madrid fuarında yerini aldı. Türkiye’nin en önemli turizm merkezlerinden biri olan Kapadokya’nın yanında, Nevşehir’in yeni gözdesi Kayaşehir’i dünya turizmine kazandırmayı hedeflediklerini belirten Belediye Başkanı Rasim Arı, fuar kapsamında hem yerli hem de yabancı turizm acenteleriyle temaslar kurduklarını ifade etti. Başkan Arı açıklamasında “Kapadokya’yı ve yeni turizm destinasyonumuz Kayaşehir’i sadece yerli acentelere değil, dünyanın dört bir yanındaki turizm profesyonellerine tanıtmak için buradayız. İddia ediyorum ki Kayaşehir, çok kısa süre içerisinde dünyanın en önemli turizm destinasyonlarından biri olacak” dedi.

    Nevşehir Belediyesi’nin tanıtım çalışmaları, uluslararası turizm çevrelerinden yoğun ilgi görürken, Kayaşehir’in dünya turizminde güçlü bir marka hâline gelmesi hedefleniyor.

     

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • Uğur Mumcu Karabağlar 'da Özlem, Saygı ve Aydınlık Kararlılığıyla Anıldı

    Uğur Mumcu Karabağlar 'da Özlem, Saygı ve Aydınlık Kararlılığıyla Anıldı

    Kalemiyle karanlığı delen, gerçeğin peşinden ödünsüz yürüyen gazeteci-yazar Uğur Mumcu, katledilişinin 33. yılında Karabağlar’da özlem, saygı ve aydınlık kararlılığıyla anıldı. Adını taşıyan parkta düzenlenen törende, demokrasi ve özgürlük çağrısı bir kez daha yankılandı.

    100 Yıl Uğur Mumcu Parkı Açık Hava Tiyatrosu’nda gerçekleştirilen anma programına Karabağlar Belediye Başkanı Helil Kınay, Büyükşehir Belediye Başkanı adına meclis üyesi Saadet Çağlın, CHP Kadın Kolları MYK Üyesi Derya Durnabaş, CHP İl Başkan yardımcısı Servet Arga, CHP Karabağlar İlçe Başkanı Volkan Gürboğa ve yönetimi, Saadet Partisi Karabağlar İlçe Başkanı Muhittin Çağın, İzmir Gazeteciler Cemiyeti Yönetim Kurulu Üyesi Esat Erçetingöz, meclis üyeleri, muhtarlar, sivil  toplum kuruluşları ve çok sayıda vatandaş katıldı.

    “Uğur Mumcu Yalnızca Bir Gazeteci Değil, Aydınlanmanın Simgesiydi”

    Anma programında konuşan Karabağlar Belediye Başkanı Helil Kınay, Uğur Mumcu’nun yalnızca bir gazeteci değil, aynı zamanda bir aydınlanma simgesi olduğunu vurguladı. Kınay, “33 yıl oldu… Bir pazar sabahı bu ülkede karanlığa adım attıracak bir plan hayata geçirilirken binlerce insan sokaklardaydı. Uğur Mumcu yalnızca bir gazeteci değildi. O, aydınlanmanın, Atatürkçülüğün, laikliğin, çağdaşlığın, gerçeklerden ve toplumdan yana duruşun simgesiydi. Kalemine el sürmeyen, halk için, vatan için, ülke için yazan; kalemi hiç eğilmeyen, hiç kırılmayan bir gazeteciydi. Ve 33 yıldır da o kırılmayan kalemiyle bu ülkenin vicdanında, yüreğinde yaşamaya devam ediyor” diye konuştu

    “Bugün Sözlerin Değil, Eylemlerin Zamanı”

    Konuşmasında karanlığa karşı aydınlığı büyütme çağrısı yapan Başkan Kınay, sözlerine şöyle devam etti.

    “Biz onurla karanlığı anlatmayacağız. Bu ülkenin temel değerlerine — Atatürkçülüğe, laikliğe, cumhuriyete, çağdaşlığa, aydınlığa — karşı örülen karanlığı da anlatmayacağız. Çünkü bunları zaten hep konuşuyoruz. Bugün burada bir arada olmamızın çok daha derin bir anlamı var. Uğur Mumcu’nun kendi sözleriyle, ‘özgürlüğe adanmış bir dolu yürek’ gibiyiz şimdi.”

    “Bu Meydanlar Umudun ve Vicdanın Meydanlarıdır”

    Toplumsal sorumluluk vurgusu yapan Kınay “Unutmak isteyenlere, unutturmak isteyenlere; bu ülkenin nereden geldiğini, hangi bedellerle bugünlere ulaştığını yeniden hatırlatma zamanı. Şimdi sözlerin değil, eylemlerin zamanı. Sokaklarda olma zamanı. Çünkü biz yalnızca söylediklerimizden değil, sustuklarımızdan da sorumluyuz” dedi

    “Herkes Birer Uğur Mumcu’dur”

    Kınay son olarak konuşmasını “Bu ülkenin aydınlık yarınında izi olan, adımı olan, yaşamı olan; çocukları için, geleceği için, ülkesi için Atatürk’ün Türkiye’sinde Mustafa Kemal Atatürk’ün devrimleriyle aynı yolda yürüyen herkes birer Mustafa Kemal’dir, birer Uğur Mumcu’dur. Bugün hepimiz özgürlüğe adanmış binlerce çiçek gibiyiz. Unutmuyoruz, unutturmuyoruz. Uğurlar olsun” diyerek tamamladı.

    Erçetingöz: “Gazetecilik Namusu Kutup Yıldızımızdır”

    İzmir Gazeteciler Cemiyeti Yönetim Kurulu Üyesi Esat Erçetingöz ise konuşmasında, Uğur Mumcu’nun gazetecilik anlayışının bugün de yol gösterici olduğunu belirterek  “Örnek aldığım gazeteci-yazar Uğur Mumcu’nun memleket ve yurttaş sevgisi, gazetecilik namusu bugün de kutup yıldızı gibi yolumuzu aydınlatıyor. Onun gazeteciliğe dair tanımı; gerçeğin peşinden korkusuzca gitmeyi, bilgiye dayalı yazmayı ve gerektiğinde güç odaklarına karşı durmayı anlatıyor” dedi.  Erçetingöz konuşmasını, Ataol Behramoğlu’nun Uğur Mumcu’ya ithaf ettiği dizelerle tamamladı:

    “Daha az Uğur Mumcu’yduk dün, Daha çok Uğur Mumcu’yuz şimdi…”

    Belediye Personel Tiyatrosundan Uğur Mumcu’ya Duygusal Anma

    Etkinlik kapsamında Karabağlar Kent Tiyatrosu koordinasyonunda, Karabağlar Belediyesi Personel Tiyatrosu tarafından sahnelenen Mumcu’nun yazılarından uyarlanan “Bugün Ne Yazsam?” ve “Sesleniş” adlı teatral gösteriler izleyicilerden büyük beğeni aldı. Gösteri sonunda Başkan Helil Kınay ve izleyiciler oyuncuları ayakta alkışladı.

    Ardından sanatçı Metin Güler’in güçlü yorumu ile sunduğu “Uğur Mumcu’ya Aydınlık Türküler, Umutlu Şiirlerle Sesleniş” başlıklı müzikal dinleti ilgiyle izlendi.

    Program, Uğur Mumcu Anıtı önüne karanfiller bırakılması ve anı defterine duygu dolu notlar yazılmasıyla sona erdi.

    Devrim ve Demokrasi Şehitleri Sergisi Açılıyor

    Öte yandan Uğur Mumcu Vakfı katkılarıyla hazırlanan “Devrim ve Demokrasi Şehitleri Fotoğraf Sergisi”, 26–31 Ocak tarihleri arasında Karabağlar Belediyesi Ana Hizmet Binası giriş katında ziyaret edilebilecek.

     

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • Uğur Mumcu, Katledilişinin 33. Yılında Maltepe'de Anıldı

    Uğur Mumcu, Katledilişinin 33. Yılında Maltepe'de Anıldı

    Gazeteci-yazar Uğur Mumcu, katledilişinin 33. yılında Maltepe Belediyesi tarafından düzenlenen anma programıyla anıldı. Maltepelilerin yoğun ilgi gösterdiği etkinlikte, Mumcu’nun gazetecilik mirası, araştırmacı gazeteciliği ve Türkiye’de basın özgürlüğünün geldiği nokta ele alındı.
    Anma programı kapsamında ilk olarak “İz Sürerken” belgeseli izleyiciyle buluştu. Ardından Mumcu’nun fikir dünyasının, gazetecilik anlayışının ve Türkiye’nin siyasal atmosferinin tartışıldığı bir kent söyleşisi gerçekleştirildi.

    “İZ SÜRERKEN” BELGESELİ GÖSTERİLDİ
    Programın ilk bölümünde gösterilen “İz Sürerken” belgeseli, Uğur Mumcu’nun araştırmacı gazetecilik anlayışını, belgeye dayalı “iz sürme” yöntemini ve suikasta giden süreci ele aldı. Belgeselde, Mumcu’nun devlet–mafya–tarikat ilişkileri ve siyasal İslam üzerine yaptığı çalışmalar aktarılırken, cinayetin münferit bir olay değil, sistemli bir susturma sürecinin parçası olduğuna dikkat çekildi.
    Yapımda ayrıca, Türkiye’de araştırmacı gazeteciliğin karşı karşıya kaldığı baskılar ve cezasızlık sorunu vurgulandı.

    KENT SÖYLEYİŞİSİNDE UĞUR MUMCU’NUN GAZETECİLİK MİRASI ELE ALINDI
    Belgesel gösteriminin ardından Maltepe Belediyesi’nin ev sahipliğinde düzenlenen kent söyleşisine Doç. Dr. Gökmen Karadağ ve Doç. Dr. Güven Gürkan Öztan konuşmacı olarak katıldı. Söyleşide, Türkiye’de basın özgürlüğü, gazetecilik pratikleri ve Uğur Mumcu’nun cesaretle üzerine gittiği “susturulmak istenen hakikatler” tartışıldı.
    Doç. Dr. Gökmen Karadağ, Uğur Mumcu’nun özellikle dönemin siyasi ve ekonomik kararlarını sorgulayan yazılarıyla çağdaşlarından ayrıştığını vurguladı. Mumcu’nun 12 Eylül askeri darbesi sürecine ilişkin analizlerinin, dönemin hâkim söylemine karşı cesur bir duruş ortaya koyduğunu belirten Karadağ, bu yaklaşımın onun gazetecilik mirasının temel taşlarından biri olduğunu ifade etti.
    Doç. Dr. Güven Gürkan Öztan ise Türkiye’deki soğuk savaş dönemini üç evrede değerlendirdi: 1960–70, 1970–80 ve 1990’lı yılların ilk yarısı. Uğur Mumcu’nun, bu son dönemin karanlık kişi ve olaylarının üzerine giden ve bunları ortaya çıkaran isimlerden biri olduğunu belirten Öztan, Mumcu’nun hukukçu kimliği sayesinde delile dayalı, bilimsel bir gazetecilik anlayışı benimsediğini söyledi.
    Öztan, Mumcu’nun 1980’lerin ikinci yarısından ölümüne kadar geçen süreçte 12 Eylül rejimini eleştirel bir dille kaleme aldığını vurgulayarak, bu yazıların yalnızca gazetecilik ürünü değil, aynı zamanda tarihsel birer tanıklık niteliği taşıdığını ifade etti.

    BAŞKAN KÖYMEN; “CESARET BULAŞICIDIR, YOLUMUZU AYDINLATIR”
    Anma programına Maltepe Belediye Başkanı Mimar Esin Köymen de katıldı. Programın sonunda konuşmacılara çiçek takdim eden Köymen, yaptığı konuşmada 1990’lı yılların Türkiye için karanlık bir dönem olduğuna dikkat çekti.
    Köymen, üniversite öğrencisi olduğu yıllarda her gün insanların kaybedildiği, faili meçhul cinayetlerin arttığı, Gazi Olayları gibi travmatik süreçlerin yaşandığını hatırlatarak, böyle bir dönemde cesur bir gazetecinin katledilmesinin derin bir yara olduğunu ifade etti. Tüm baskılara rağmen hakikatin peşinden gitmeyi sürdüren gazeteci ve akademisyenlere teşekkür eden Köymen, faili meçhul cinayetlerde hayatını kaybedenleri saygı ve özlemle andı.
    Cesaretlerin sayısı çoğalsın” diyen Başkan Esin Köymen, “Çünkü cesaret bulaşıcıdır; yolumuzu aydınlatır ve aydınlatmaya devam etmelidir” sözleriyle konuşmasını tamamladı.

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • Güzelbahçeliler Mumcu'yu Unutmadı

    Güzelbahçeliler Mumcu'yu Unutmadı

    Devrim şehidi araştırmacı gazeteci-yazar Uğur Mumcu katledilişinin 33. Yıl dönümünde Güzelbahçe’de anıldı. Güzelbahçe Yelki Mahallesi’ndeki Uğur Mumcu Büstü önünde gerçekleştirilen anma törenine Güzelbahçe Belediye Başkan Vekili Çağlayan Bilgen, CHP Güzelbahçe İlçe Başkanı Devrim Seyrek, CHP ilçe yöneticileri, belediye meclis üyeleri, muhtarlar, STK temsilcileri ve vatandaşlar katıldı.

    Fikirlere kurşun işlemez

    Anma törende konuşma yapan Güzelbahçe Belediye Başkan Vekili Çağlayan Bilgen, ‘‘Bugün burada sadece bir gazeteciyi, bir yazarı anmıyoruz. Bugün burada; eğilmeyen bir kalemi, susmayan bir vicdanı ve ömrünü “bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olunmaz” ilkesine adamış bir Cumhuriyet aydınını, Uğur Mumcu’yu saygıyla selamlıyoruz. Bundan 33 yıl önce, o karanlık 24 Ocak sabahında bedenini bizden ayırdılar. Ancak unuttukları bir şey vardı: Fikirler kurşun işlemez, gerçekler susturulamazdı. O, henüz hayattayken bizlere şöyle seslenmişti: “Vurulduk ey halkım, unutma bizi…” Biz onu unutmadık. Onu; yolsuzlukların üzerine korkusuzca gidişinden, terörün karanlık yüzünü deşifre edişinden ve laik, demokratik Türkiye Cumhuriyeti’ne olan sarsılmaz bağlılığından tanıyoruz. O, kalemini hiçbir gücün önünde eğmedi; ne paranın ne de baskının kölesi oldu’’dedi.

    Vasiyetine sahip çıkmak görevimiz

    Uğur Mumcu’nun vasiyetini görev bildiklerini söyleyen Bilgen, ‘‘ Değerli dostlar, Uğur Mumcu’yu anmak; sadece onun yasını tutmak değil, onun bıraktığı meşaleyi devralmaktır. Onun mücadelesi; karanlığa karşı ışığın, cehalete karşı bilginin, esarete karşı tam bağımsızlığın mücadelesidir. O, “Ben Atatürkçüyüm, ben Cumhuriyetçiyim, ben laikim, ben anti-emperyalistim” derken aslında bizlere bir yol haritası bırakmıştı. Bugün bizlere düşen görev, onun “Sesleniş”indeki o vasiyete sahip çıkmak, onu ve temsil ettiği değerleri unutturmamaktır. Sözlerimi onun o ölümsüz dizeleriyle bitirmek istiyorum:
    “Bir gün mezarlarımızda güller açacak ey halkım, unutma bizi…
    Bir gün sesimiz, sizin sesinizle birleşecek, gürleşecek…”

    Değerli dostlar,
    Bugün yine bir suikast sonucu öldürülen Diyarbakır Emniyet Müdürü Ali Gaffar Okkan’ı, bugün aramızdan ayrılan eski Bakan İsmail Cem’i ve sanatçı Fatma Girik’i rahmetle anıyorum. Allah’tan rahmet diliyorum. Ruhları şad olsun, ışıklar içinde uyusunlar’’ diye konuştu.

    Karanlığı aydınlatacak olan bizleriz

    Karanlık zihniyetin ve kötülüğün ülkenin birçok yerine yayıldığına dikkat çeken CHP Güzelbahçe İlçe Başkanı Devrim Seyrek,‘‘ 93’ten bugüne çok zaman geçmedi aslında. Her yıl birbirimize hatırlatıyoruz. Hatırlamak güzeldir, hatırlatmak daha da önemlidir. Ama sorun şu ki; çoğu zaman ertesi gün unutuyoruz. İzmir, laiklikle anılan bir kent… Ama daha birkaç gün önce, bir tarikat liderinin gelişinde binlerce insanın sokaklara döküldüğünü gördük. İşte tam da bu yüzden unutmamak zorundayız. Uğur Mumcu’yu, Gaffar Okkan’ı katleden zihniyet; işte bu tarikatların benzeri, bu karanlık yapıların ta kendisidir. Menşei de aynıdır. Yarın ne olacağını bu ülkede kimse kesin olarak bilemez ama neyle karşı karşıya olduğumuzu çok iyi biliyoruz. Bu ülkede, Cumhuriyet’in kurucu iradesi olan Altı Ok’a “terörist” diyenler oldu. Oysa o irade; bu ülkeyi kurtaran, kuran, yaşatan, bayrağına, halkına, onuruna sahip çıkan iradedir. Bugün andığımız tüm değerlerin temelidir. Ama sizler, o değerleri katledenlersiniz. Bayrak indirildiğinde ses çıkarmayan, hatta buna sevinenlersiniz. Cumhuriyet’e, laikliğe, özgürlüğe düşman olan zihniyet tam olarak budur. Ve şunu açıkça söylüyorum: Bu kötülüğü, bu karanlığı bu topraklardan temizleyecek olan da bizleriz. Cumhuriyetçiler, Atatürkçüler, devrimciler, bu ülkenin onurlu insanlarıdır. Bir gün, işte o gün geldiğinde, “Başardık” diyebilmek için buradayız. Uğur Mumcu’ya, Ali Gaffar Okkan’a ve bu ülke için bedel ödeyen herkese borcumuz var. O gün onların karşısına geçip, “Rahat uyuyun, emanetinize sahip çıktık” diyebilmek umuduyla… Ruhları şad olsun’’ diye konuştu.

    Konuşmaların ardından katılımcılar ellerindeki karanfilleri Uğur Mumcu’nun büstüne bıraktı.

     

     

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • Karşıyaka Uğur Mumcu'yu andı!

    Karşıyaka Uğur Mumcu'yu andı!

    Türk basınının özgür kalemi; araştırmacı gazeteci ve yazar Uğur Mumcu, katledilişinin 33. yılında Karşıyaka Belediyesi tarafından düzenlenen törenle anıldı. Bostanlı Uğur Mumcu Parkı’nda gerçekleşen törende, usta gazetecinin fikirleri ve demokrasi mücadelesinin günümüzde de yol gösterici olmaya devam ettiği vurgulandı. Karşıyaka Belediye Başkanı Yıldız Ünsal “Uğur Mumcu’nun kalemi, gerçeğin peşinden ödünsüz koşanlar için daimi bir ışıktır” dedi.

    Karşıyaka Belediyesi, 24 Ocak 1993 tarihinde katledilen araştırmacı gazeteci ve yazar Uğur Mumcu için Bostanlı Uğur Mumcu Parkı’nda anma töreni düzenledi. Karşıyaka Belediye Başkanı Yıldız Ünsal’ın ev sahipliğindeki törene; İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Dr. Mustafa Vatansever, CHP Karşıyaka İlçe Başkanı Levent Güçlü, CHP İzmir İl yöneticileri ve partililer, geçmiş dönem Vali Yardımcısı Ardahan Totuk, İzmir Gazeteciler Cemiyeti Yönetim Kurulu Üyesi Turgay Pasinligil, Karşıyaka Kent Konseyi Başkanı Dilek Karcı, meclis üyeleri, muhtarlar, gaziler, STK temsilcileri ve Mumcu’nun sevenleri katıldı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı ile başlayan törende, Karşıyaka Belediye Meclis Üyesi Ali Ekber Güneş tarafından, Ataol Behramoğlu’nun Uğur Mumcu’ya Ağıt Değil Övgü şiiri okundu. Konuşmaların ardından Mumcu’nun büstüne karanfiller bırakıldı.
    Ayrıca Adalet ve Demokrasi Haftası dolayısıyla, aydınlık bir ülke için mücadele veren demokrasi şehitleri ile aynı gün ölüm yıl dönümleri olan Gaffar Okkan ve İsmail Cem saygı ve minnetle anıldı.

    “DAİMİ BİR IŞIK”
    Karşıyaka Belediye Başkanı Yıldız Ünsal “Uğur Mumcu’nun kalemi, gerçeğin peşinden ödünsüz koşanlar için daimi bir ışıktır. Mumcu’nun mücadelesi, özgür basının ve demokrasinin vazgeçilmez olduğunun en önemli kanıtıdır. Uğur Mumcu’nun anısını yaşatmak, yalnızca bir geçmişi hatırlamak değil; aynı zamanda geleceğe dair sorumluluk almaktır. Bizler, Cumhuriyetin ve demokrasinin değerlerini korumak için onun cesaretinden ilham alıyoruz. Bugün ayrıca, aynı gün aramızdan ayrılan iki değerli ismi de saygıyla anıyoruz: Halkın güvenliği için canını veren Emniyet Müdürü Gaffar Okkan’ı ve Cumhuriyetimizin temel değerlerini siyaset sahnesinde onurla temsil eden Dışişleri Bakanı İsmail Cem’e de Allah’tan rahmet diliyorum. Onların da demokrasiye ve halkımıza adanmış hayatları, bizlere yol göstermeye devam edecek. Karşıyaka Belediyesi olarak bizler, Uğur Mumcu’nun cesaretini, Gaffar Okkan’ın fedakârlığını ve İsmail Cem’in vizyonunu yaşatmaya kararlıyız. Cumhuriyetimizi ve demokrasimizi korumak, onların hatıralarına en büyük saygımız olacaktır” dedi.

    “O, HALKININ VİCDANIYDI”
    İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Dr. Mustafa Vatansever “Hepimiz biliyoruz ki Uğur Mumcu, halkının vicdanıydı. Bir gazetecinin yazabileceği en güzel yazılardan birini, 1975 yılında “Sesleniş” adıyla yazmıştı. O günden bugünlere ışık tutan bir yazıydı. Uğur Mumcu, doğruların insanıydı, iyi bir Cumhuriyet sevdalısıydı. Bugün aslında hüzünlü bir gün değil, ödevlerimizi gözden geçirme günüdür diye düşünüyorum. Biz seni unutmayacağız sevgili Uğur Mumcu. Bugün tüm halk kesimleri; Cumhuriyet ve kazanımları için dimdik ayakta. Sen rahat uyu, ruhun şad olsun” diye konuştu. 

    “SAYGI VE ÖZLEMLE ANIYORUZ”
    İzmir Gazeteciler Cemiyeti Yönetim Kurulu Üyesi Turgay Pasinligil de “Ankara Hukuk Fakültesi’ni 1965 yılında bitiren Uğur Mumcu, 1961 Anayasasının getirdiği özgürlük ortamında atak kişiliği ve hukuk bilgisini bir araya getirirken, önce öğrenci derneği başkanlığı, daha sonra da asistanlık yaptı. Birikimi, cesareti, yurtseverliği, Atatürkçü kimliği ve araştırmacı kişiliği, onu gazeteciliğe yönlendirdi. Hukuk ve adalet temelinde gazeteciliğini sürdüren Uğur Mumcu, yaşadığı sürede 26 kitap yazdı. İzmir Gazeteciler Cemiyeti olarak, Cumhuriyetin temel değerlerine ve Atatürk ilkelerine bağlılığını çalışmalarıyla ortaya koyan gazeteci büyüğümüz Uğur Mumcu’yu saygıyla ve özlemle anarken, onun gösterdiği yolda ilerleyen yürekli ve cesur gazeteci arkadaşlarımıza da sevgilerimizi ve selamlarımızı iletiyoruz” dedi.

     

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

  • Uğur Mumcu Efes Selçuk'ta Anıldı

    Uğur Mumcu Efes Selçuk'ta Anıldı

    Araştırmacı Gazeteci-Yazar Uğur Mumcu, hain bir suikast sonucu katledilişinin 33. yılında Efes Selçuk’ta düzenlenen törenle anıldı.

    Anma programına belediye başkan yardımcıları, belediye meclis üyeleri, sivil toplum örgütlerinin temsilcileri, Cumhuriyet Halk Partisi Efes Selçuk İlçe Örgütü üyeleri ve vatandaşlar katıldı.

    Anma programı kapsamında Belediye Binası önünde toplanan katılımcılar, Özgürlük Anıtı’na karanfil bıraktı. Katılımcılar daha sonra Uğur Mumcu Sevgi Yolu’nda bulunan Uğur Mumcu Anıtı’na yürüdü. Anıt önünde gerçekleştirilen törende saygı duruşunda bulunulmasının ardından İstiklal Marşı okundu.

    “UĞUR MUMCU SUSTURULAMADI”

    Anma etkinliğinde konuşan Uğur Mumcu’nun bir gazeteci olmanın ötesinde gerçeğin peşinden giden aydın ve Cumhuriyet değerlerinin savunucusu olduğunu belirten Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) Efes Selçuk Şube Başkanı Kerim Akgüneş, “Uğur Mumcu, hukukun üstünlüğüne inanan bir hukukçu, laikliğin ve demokrasinin savunucusu bir aydındı. O, karanlığa karşı ışığı, korkuya karşı cesareti, suskunluğa karşı sözü seçti. Ne tehditler ne baskılar ne de yalnızlık onu yolundan döndüremedi. Çünkü onun pusulası halk, yönü ise daima gerçekti” dedi.

    24 Ocak 1993’te gerçekleştirilen suikasta da değinen Akgüneş, “Uğur Mumcu’yu aramızdan aldılar ancak susturamadılar. Çünkü bir insan öldürülebilir ama bir düşünce asla. Bugün hâlâ yazıları okunuyor, soruları soruluyor ve mücadelesi yolumuzu aydınlatıyor” dedi.

    Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) Efes Selçuk Şube Başkanı Kerim Akgüneş; “Onu anmak; onun gibi düşünmek, sorgulamak ve cesur olmaktır. Bu duygularla Uğur Mumcu’yu ve Ali Gaffar Okkan’ı saygı, özlem ve minnetle anıyorum. Işığı yolumuzu aydınlatmaya devam edecek” diye konuştu.

    “YURTSEVER VE ATATÜRKÇÜ BİR AYDIN”

    Anma programında konuşan Efes Selçuk Kent Konseyi Başkanı Güllü Kartal ise Uğur Mumcu’nun karanlık ilişkilerin, yolsuzlukların ve gericiliğin üzerine kararlılıkla giden bir aydın olduğunu ifade etti.

     Kartal, Mumcu’nun sözlerine atıfta bulunarak, “Onu ortadan kaldırınca kurtulacaklarını sandılar. Oysa Uğur Mumcu, ‘Her parçamdan beni aşacaklar doğacaktır’ diyerek düşüncelerinin yaşayacağını çok net ifade etmişti” dedi.

    Konuşmasında Prof. Dr. Muammer Aksoy, Doç. Dr. Bahriye Üçok, Abdi İpekçi, Çetin Emeç ve gerçeğin peşinde yaşamını yitiren tüm aydınları da anan Güllü Kartal, Nazım Hikmet’in dizeleriyle konuşmasını sonlandırdı.

    MÜZİK DİNLETİSİ İLE DEVAM ETTİ

    Anma programı, İbrahim Ünsal ve Melis Taşkınçay tarafından Uğur Mumcu’nun düşünsel mirasına ve aydınlanma mücadelesine ithafen hazırlanan eserlerin yer aldığı müzik dinletisiyle sona erdi. 

     

    Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı